Ağlıyordu adam..
Ağlıyorken kadın..
Kim ırak kim yakın?
Şimdi gitse gelir miydi yarın?
Eskisi kadar müsait değilim sana hayat..
Şimdi bildiğin kadarıyla bana ölümü anlat..
Prangalar vuruyorsun
Boğazıma paslı bir bıçak gibi saplanan çığlığıma..
Yıllardır aşıktık birbirimize henüz bulmuştuk yüzlerimizi...
Herşeyi biliyordum herşeyi..
Sevdiği çiçeği,rengi,içkiyi..
Biliyordum hüzünlendiği zaman dans ettiğini,ağladığını deliler gibi..
Biliyordum teninin sıcaklığını,anne şefkatiydi sarılışları.
Ben hep ona,o gizemli kadına aittim sanki
Kapı eşiğindeydi topladığı bavullar..
Saniyeler önce,
Vurup kapıyı gitti kadın..
An kadar yakın..
Suskunluk, tokat gibi yapışıyordu yüzüne adamın..
Ağzını dayayıp yüreğime,
Tek nefeste çekebilir misin içine?
Karanlığımı, İçimdeki kimsesizliğimle..
Gözlerinden anlaşılırmış gitmek isteyenler..
Yere çakılıyoruz
Bütün hızımızla
Paramparça olacağız..
Birkaç dakika sonra..
Korkuyorsun..
Bir karşılığı yoktu gidişinin..Sonuçsuz sebeplerdeki soru ekleri gibi gereksiz..İnanmayacaksın ama, artık yoktu da önemi..
***
Darmadağın bir adamdın..kafa tutarken aynadaki tek sıra yosmalarına..
Toparlanmaya çalışsan da, çakılırdın betona, umutsuzluğun çelmesiyle eskaza.. darmadağın bir adamdın özün kısasıyla..
Ten mesafesindeki yalnızlığımızın
Kör edilmiş elleriyle dokundun bana..
Benden hiç farkın yoktu aslında
Seninde sustukların ip olup asılmışken boynuna..
İçimde ağlayan bir kadın var..
Beş defa siyah bakışlarında ötenazi yalvarışı..
Ve,
Yüksek doz aşk merhumları..
Bu bir rüyaydı oysa..
Uyanmaksa kabus..
**
Kaleminden vurulması gibi şairin
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!