Pandomim bir aşk’ın haykırmak isteyen iki karakteriydik senle ben..
Bölünerek çoğalan bir yalnızlığın ağır çekimde ölümüydü bu..
Korkarak sarılıyordun bedenime,
Tensel bir eksen kaymasının etkisiyle yok olacağındandı belki de günün birinde..
Elşah..
Vaad ettiğin aşk’ın seslenişiyle diriliyor bedenim..
‘’Artık çok geç’’ menzilinden uzanırken ellerin,
Aşk’la yalnızlık arasında ince çizgi gibi bakmakta gözlerin..
Bayrak diktim topraklarına..
Biz ölene dek sürecek bu savaş..
Cesaretin varsa hala
Çek kınından aşk’ı en aciz yerimden sapla..
’Sana..’
Bir yangındı sevda..
Kurtarabildiğini yaşat..
Alevlere dalacak cesaretin varsa..
Sonra bir adam...
Dokundu bendeki karanlığa..
Parmak uçlarıyla..
İncitmedi geçmişimi,
Hiçbir tende yoktu bilirim,
Böyle ürkek dokunuşlarım..
Öyle parçalarcasına yırtardı da ellerin,
Çıkmazdı sesim..
Kanamazdım..
Miladı fi bir kadının itiraflarıdır bunlar..
Canhıraş gözlerini saklarken sarnıç kirpiklerinin altına,
Kana bulanmış okyanus mavisi gözleriyle bakıyor artık hayata..
O kop koyu..
O En kara..
Çocukluğum geliyor aklıma
Üşüdüğüm pencere kenarlarında
Hiç görmediğim yüzünü çizerdim
Camın buğusuna..
Ne zaman yağmur yağsa
Bendeki kuru bir aşk
Bütün samimiyetimle duygularım..
Sende,sebepsiz korkuların
Ürkek masum tavırların.
Daha kaç cümle gerek söyle,
Benden öteye gitmezken isyanım..
Ben hüzünlere dalarım düşüverince gözlerin aklıma
Baktın olmaz ağlarım,
Gurur yapar gittiğine yanarım.
Dünde kaldı umutlar,
Bugün içimde sıkıntı yar.
Olsun,
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!