çaylardan kuş burnunu nedense hep sevdim,
yanında biraz şiir,
bazen düz yazı,
arada hikaye,
en çokta seni sevdim hep seviyorum nedensiz.
ben şair değilim sevgilim
Şimdi sana daglanmamis bir yalnizlikla geldim desem.
Sen dizlerini bana heba etsen
Ve ben seni durduğum yerde bir daha bir daha sevsem seni.
Yürüsek seninle fark etmese ne mekan ne zaman.
Sessizliğin dili konuşsa o anlarda.
Ve biz yan yana
gözlerin diyorum.
gözlerin,ne müthiş yorgunluk!
ey gövdesi aşka döşenmiş derviş,
dedim beni dünya tutuyor,
karşımda durup aklımı başımdan alsana.
başım dağılır,gönlüm genişler senin karşı duvarında.
Karanfil tütsülemiş yaradan tenine
ellerim dokunmaya çekinir bir bir
Sen farkında değilsin!
Ay'la güneş iç içe durur yüzünde
Gözlerinden iklimalar doluşur içime
Sen farkında değilsin!
Öyle zarif bir gülüşe sahip ki!
Nasıl desem hani hafiften yağmur tutarda
Insan durup duruyken sevinir ya öyle bir şey
hani dokunsan bozulacak gibi
Öyle narin
öyle serçe gibi
Ölümü öldürüyor gözlerin
Yaşamı yaşanır hale getirir ellerin
Bu senin umrunda değil!
Yüreğimi tazeliyor nefesin
Aklımı susturur sözlerin
Bu senin umrunda değil!
bir gün olurda hatırlarsan beni
sileceğin en çabuk anı olsun
gözlerim
unuttuğun gibi kalayım ben
gönlünün en uğraksız yerlerinde...
şimdi seni yeniden severim de
üstün başın aşk olur
alem senin seyrine boyanır da
yüzümde meşk olursun
ellerimden tutmazsın da
kalbimin içinde boğulur
Ağlarım!
çünkü ağrıyorum.
ağlarım çünkü senden koptum,
yırtıldım incindim,
ağladım,yandım,sustum.
yürüdüm kaçtım,koşmaya uğraştım.




-
Nazan Gül
Tüm YorumlarDuygulu ve akıcı şiirlerinizi beğenerek okudum. Başarılarının devamını dilerim