soluklandı gerçeklerde zaman
olgular beklentilere sığınırken
umut umut dudaklarda ezgiler
gün ışır düşünlerin görkemli doruğunda
yitmiş savurganlığı deli dolu yüreklerin
Ey soyut evren!
uzanayım mı sana
biraz gerçek bakışı
ışık dolu biraz da
bir uçurum bir kör kuyu
biraz ışık içmiştik ikindiye doğru
bir donandık bir donandık ki sormayın
mevsim güze dönüyormuş ne gam!
avuçlarımda bahar mutluluğu volkan gibi
ve umudun can kesiğinde özlem birikmiş
ve kanat germiş göz erimi erinçlere
çisil yağmur taraça
ve evrenin yalnızlığı
yeşil gözlü tanrıça
düşleme sayrılığı
yapış yapış bilincimde
azıcık arındır suskunluğu
karanlığın oymalı gizinde
duygular kimi kez nemlenir de
kesercesine kuş tüyü soluğu
bir avuç su ister gibi usulca
sokak lambasının çevresinde
ateşböcekleri uçuşuyor
imgelerim uçuşuyor fırdöndü
yıldızları kucaklıyorum diz boyu
ve gökyüzünde kara pürçekli umutlar
faytonlar geçti gözlerimden dolu dizgin
kopardılar seni odamın pembe loşluğundan
boyarken göğü ateş rengine dalgalar bezgin
özlem doğdu bohemya şarabının sarhoşluğundan
yağmurunu döktü bulutlar karanlıklardan bana
bir sırça köşkten izlerim dünyayı
sıcak iklimlerdeyim, bilirim
gökyüzünün sonsuzluğunda
gerçek üstü bir yolculuk benimkisi
naif tezgahlarda dokuduğum
ya da bir fanusun içinde
yağmur ellerimde tutsak
sen gözlerimde tutsaksın
gözlerin ve dudakların
bir dalganın kıyıya vurması gibi
uysal ve titrek
sen yakınımdan uzaksın
senden öyle bir kopacağım ki
bir sabah uyandığında
bulamayacaksın beni yanında,
yatağında
bulamayacaksın beni aklında
gideceğim çok uzaklara
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!