Gaflet gömleğini, giyen mert olmuş,
Zalim gülü koparınca, gül solmuş.
Yetim çocukların, gözü yaş dolmuş,
Olmayan adalet, yerini bulmuş.
Bak etrafına insan, dönde bir bak,
İnsanım dedim, yargıladım kendimi,
Görünce halimi, soldurdum rengimi.
Böyle sunamam Rabbim sana sevgimi,
Ben tevbe ettim, öldür benim nefsimi.
Ben insanım, fıtratım böyle olamaz,
Bir gün ölürsem, dostlar gelsin mezarıma,
Sevdiklerim gülleri, diksin toprağıma.
Dokunmasın namert olan gül yaprağıma,
Ölen öldü de? Vur davulcu tokmağına.
Mezarımı süslemeyin, tuğlayla çevirin,
Dünyada padişahlık bitmediği sürece,
Hepiniz beat etmeye mecbur mahkumsunuz.
Mayası sütü bozuk olan pis macronların,
Safında durursanız ölmeye mahkumsunuz.
Yedi düvel gelse alamaz vatanı bizden,
OLMUŞ
AKRABA AKBABA OLMUŞ,
KARDEŞ KALLEŞ OLMUŞ.
DOST POST OLMUŞ,
DÜŞMAN DOST OLMUŞ.
Kimi insanlık huyda, kimi insanlık hayda,
Kimi bir şeker gibi, eriyip gider çayda.
Kimi dünyada yaşar, kimi uzayda, ayda,
Ey insan dikili ağacın, olsa ne fayda.
Ölmeyecek gibi, boşa hayat yaşarsınız,
Doğruyu söyledim, insan kırıldı,
Dilim sussaydı da, yalan olsaydım.
Gelen ateş olup, yakmak istedi,
Orman ateşinde, duman olsaydım.
Zor imiş insana hakkı anlatmak,
Dünyaya gelirsin, ana rahminden,
Sen doğmadan, selam gelir Rabbinden.
Sual olunmaz, Rabbin hikmetinden,
Çabuk gelip geçer, ömür dediğin.
Çarşafa sarıp, verirler anaya,
On beş temmuz gecesi unutulmaz zafer,
Ben deyim çelikten sen de etten bir miğfer.
Yiğitler yürür tanka Titrer kaldırımlar,
Vatanım da taze açmış güzel nilüfer.
Heyhat bu zalimler ordusu çırpınıyor,
İnsanoğlu şeytandanda olmuş besbeter,
Puşt adam olmuş, masumu kuyuya iter.
Fakirin bedeni kan, vucüttan akan ter,
Yıllardır gözden akan, onca yaşa yeter.
O gün eser poyraz, her yerden derin eser,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!