YARIN
Bir şeyler olacak bu gidişle
Durumlardan besbelli
Söylemlerden belli
Kara bulutların renginden belli
YAŞADIĞIN KADAR
Tekrarı yok hayatın,
Her an bir defadır;
Güneş doğar, batarken öğrenirsin
Zamanın geri dönmediğini.
YAŞAMIN GİZLİ YÜKÜ
Kimse sandığın gibi tam mutlu değil aslında,
Gülüşler çoğu zaman emanettir dudaklarda,
Bir yanımız eksik, bir yanımız suskun,
Her kalp kendi yarasına yaslanıyor.
YAŞIN ÖTESİNDE
Yaşımdan yorgunum artık,
Omuzlarımda biriken mevsimler var.
Geçmişin tozlu yollarında
Ayak izlerimi arıyorum hâlâ.
YAZA DÜŞTÜ
Yorgundu akşamlar dönüp gitmekten,
Bir mevsim eksildi ömrün içinden.
“Gelirim” dedin ya bahar vaktinden,
Kapıma sessizce yine yaz düştü.
YAZA YEL
Artık yaza esen yelden
Bir deme ne lazım sözden
Muhabettinden başka
Dilden ne dökülür gönülden
YAZDIM NAKIŞ DİYE
Ben hep üşüyordum sensiz günlerde
Kıştı ayazdı sensizlik
Bakışların hep nakıştı
İnkar etmiyorum sana hep bakıştım
Nakış nakış işledim seni dizelere
YAZDIM SENİ EYLÜL DİYE
Eylül ya
Dalında kopan yaprakların,
Sararan yüzüne yazım adını Eylül diye
Yalancı bir gülüşten ibaret oysa
YAZGI
Bir kez sevdanın ateşine düşmeye gör;
içinde ateş olur, kor olur.
Gözün görse de artık gerçeği,
her hakikat bir hayal olur.
YELE VERMEK
Yokluğunda suya küsmüş
Solmuş çiçekler, papatyalar...
Sararmış öyle bedbah içinde
Solmuş, sararmış öylesine susuz




-
Yücel Özkü
-
Yücel Özkü
-
Yücel Özkü
Tüm Yorumlarİnsan, sustuğu yer kadar derin; yazdığı yer kadar kalıcıdır.
İnsan, sustuğu yer kadar derin; yazdığı yer kadar kalıcıdır.
Kalbim, adını bilmediği her sevgide biraz eksilir, biraz tamamlanır.