Gümüş bir dumanla kaplıdır dağlar,
Gözümde bir tüllü hayaldir giden.
Yol kenarında mı o mahzun bağlar?
Yoksa bir masal mı kalmış derinden?
Duyulur uzaktan bir kaval sesi,
Sanki toprağın da bir yüreği var.
Bu hüzün, bu yorgun sevda nefesi,
Geçtiğim her yerde bekler bir duvar.
Bazen bir çeşmeyiz, susuz ve garip,
Yosunlu taşlarda adımız yazılı.
Kaderi alnına bir nakış sarıp,
Sessizce dizilmiş yolların dizili.
Ne bir ses duyulur, ne bir iz kalır,
Güneş tepemizde bir yorgun sancı.
Rüzgâr, saçlarımdan hatıra alır,
Gönlümde dinmeyen o eski hancı.
Dönmek mi? O artık bir başka masal,
Yollar bir uçurum, sular bir derya.
İçimde tutuşan şu son hatıra kal,
Bir uykudan çıkıp, girsek bir rüya.
Gurbet akşamında çökerken gece,
Yıldızlar altında bir garip yolcu.
Söylenir durulur sessizce hece,
Ömrün avucunda bir ince sancı.
Kayıt Tarihi : 21.06.2026 15:08:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!