ıslığı dudağında takılı
bir serseri gibi yürüyordum
kimsecikler yoktu, tanrı bile
elinde asası, sırdında azığı, yürüyordum
bir tek tanrı bile yoktu
kimse tanrılardan söz etmiyordu
sakız çiğnemezdi ya
hade desek, başka patlatırdı
en çok bıyıkları düşündürürdü beni
tütün olsam, öyle bıyık isterdim dumanıma
az daha yaşasa daha güzel olacaktı bakışları
güzel gülerdi, ama güzel bakmak zamanla
yaradılmışların en üstünüydü oysa
kara memeleriyle emzirmişti anası onu
siyah o kadar güzel bir renkti ki
diğer renklerle eşit olamıyordu
ondan gecenin lacivertini çok sevmemiz
bügün bir kadına güzelliğini söyleyemedim
bir kadının güzelliği sırtından başlardı
tramvaydaydık, bunu ona diyemedim
omzuna bir toz tanesi konsa belli olacaktı
gizlediği ağzı açık küçük kivisiyle ilgilendik oysa
beklemek
eşsiz bir rekora doğru
başarıya dönüşmüş
hayatın tasasında
bekle bekle
azalmış adam
bir mahalleye yetecek şefkati vardı bence;
sokak aralarında çocuklarla top oynardı.
zannımca en güzel kadınlarla bile ilgilenmedi,
fakat tüm kadınlar ona aşıktı.
elinde öteberi paketi, ağzının kenarı müstehzi;
kendini takas edeceği
bir şeyler ister canı
yaşamın o korkunç aynılığı
sarınca insanı
çoğunlukla kuş olmak istenir
her kötülüğe üzülmüş adam
daha çok üzülmüş bilhassa
üzüldüğü insanlar tarafından
her şey gibi tükenir üzüntü de
acıma duygusunu kaybetmiş
günün birinde
diri memeli kadınlar olur
başları dik, göğüslerini gerer
sinelerindeki o çift başlı koyunu
harcıalem sallayarak yürürler
fakat bu cenahtakiler gece uyuyamaz
çünkü popoları küçüktür
bir gün bir top bok gördü,
caddenin ortasında
işi bu ya, el pençe divan,
dört harfli yalaka.
aman efendim aman,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!