Dediler ki uzaylılar gelmeyecek.
Geliyorlar, hem de her gece geliyorlar.
Ama gemiyle değil, ışıkla geliyorlar.
Milyon yıl öteden bir fısıltı bırakıyorlar pencereye.
“Yalnız değiliz” diyorlar.
Biz duymuyoruz. Çünkü telefonla konuşuyoruz.
Onların derdi de para değil.
Yıldız topluyorlar, galaksi dokuyorlar.
Bizim gibi kardan adam yapmıyorlar.
Onlar kayıp gezegenleri arıyor.
Biz ise kayıp çocukluğumuzu.
Belki de uzaylı dediğin biziz.
Bu dünyada doğup, dünyalı olamayanlar.
Göğe bakıp “ben buralı değilim” diyenler.
Soba dibi sıcaklığını yıldızlarda arayanlar.
Bir gün kapı çalacak.
Arkalarında üç göz, ellerinde barış.
“Çok beklettik, kusura bakmayın” diyecekler.
“Biz de sizi bekledik” diyeceğiz.
Sonra çay koyacağız.
Islak çorap yok ama yürek aynı yürek.
Uzaylılar kötü değil korkmayın
Kötü olan, paylaşmayı bilmeyen insanlar
Gökten geleni düşman sayan biz.
Sen olsan uzaylıya ne ikram ederdin?
Ben soba üstünde demlik çayı ikram ederdim.
“Gel, dünya böyle bir yer” derdim.
Kayıt Tarihi : 23.06.2026 12:43:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!