Avucumda şubatın
Dudağımda Mayısın
Yüreğimde Eylülün
İzlerini taşıyorum
Bir yer var kimsenin bilmediği
Kimsenin göremediği
Ala şafağındayız sevdanın
gönlümüz masmavi tertemiz süt liman
bulutlarımız alabildiğine beyaz
dağlarımız kırlarımız mor menekşe
yüreğimizde aşk koşar gözlerimizde ceylan
balıklar oynaşır pırıl pırıl maile
Mehmet ali mehmet ali
şiit şiit sana diyom lan oğlum mehmet ali
ne olacak bu memleketin hali
yolsuzluk almış başını gidiyor
helalden bahseden haram yiyor
tekke ve zaviyeleri kapattık ama
doğurdun düşlerime en masum bebeleri
ey melaikelerin yeryüzündeki
en güzel temsilcisi
dokundum düşlerimde incecik beline
bilsen ne mısralar döktüm
saçının her teline
Darılma ama
en çok ayak bileklerini seviyorum
bir yay gibi esnedikçe
kolların boynuma dolanıyor
ve ben çok bahtiyar oluyorum
önce boynunu öpüyorum
Merhaba
gel dedin geldim işte
merhaba hayat
doğan güneş merhaba
sarı yağmur sarı çiçek
sabah yeli kuş sesi
Annem ölünce
Babamda yeni öldü sanki
Annem babamı aratmadı
BABAM ANNEMİ HİÇ AĞLATMADI
biz Babamızdan hiç şamar yemedik
Annem arada bir dokunurdu hafiften
Yerin dibine batsın hayat üstünde sen varsan
lanet yağsın üzerine
kezzap düşsün yüzüne
bir közü kör
bir ayağı topal
ey ifritin kızı
Ölüm kadar soğuk bir yüreğe
sıcaklığımı verdim
serinledi
üşüdü
buz kesti
yüreğim
Beline bağlamış ibrişim kuşak
camiden geliyor salkım saçak
elinde tespihi kehribar sarısı
cevriyem halimiz ne olacak
sakalları erguvan kokuyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!