Sen şimdi uyuyorsun ya
kim bilir hangi zamanlarda
ellerinde kalem
başlarında derin
melankolik rüzgarlarla
şairler saf saf dolaşıyor
Ben senin gidişlerini sevdim
yokluğunda hayallerini sevdim
gelişlerinde hep başkalarıydın
başka birilerini sevemedim
gittiğin yerde kal dönme geri
Vakitlerden sonbahar
saat ayrılığa çeyrek var
kim derdi ki buraya kadar
doyamadım nefesine yar
pencereden seyrederim
seninle geçirdiğimiz anıları
Yaşamaktan yana değil şikayetim
Yaşatamamaktır belki
Üç günlük ömrüm kalsa oysa
Uğruna hibe ederdim
Bilinseydi kıymetim
Vaktidir gidişin
Sarı ay yüzlü bir çocuğa benzerdi yüzünde yazın yağmur
oturup rubailer okurdum çay bahçelerinde
gözlerin direnir sellere gözlerin mağrur
dokunup ilahiler okurdum alnınınSarı çizgilerine
ben seni uzaklardan kaçırıp yakınıma saldım
herkese eşit gibiydim yalnız seni kayırdım
Nede çabuk büyüdünüz
daha dün gibi oysa yıllar var
hoca nasreddin kel oğlan dedem korkut hikayeleriyle
geçerdi günlerimiz
daha dün gibi inegöl de dünyaya gelişiniz
bıyığı yeni terlemiş oğlum
Sözüm ona sözde dağların efendisi
Elinde kırık mavzer başında yıldızlı beresi
Seni bekliyor ahirette cehennem zebanisi
Mehmedim cennete yanında kainatın efendisi
Yaradanın hikmetinden sual olunmaz
Akacak kan damarda durmaz
vazgeçtim vazgeçmelerden
her bulduğumda yitirmekten
yitirirken yetim kalmaktan
adı aklıma gelende aklımdan vazgeçtim
hem kışı hem yazı gül kokan baharları
candan öte arkadaşları
Kendi ellerimle astım boynuma
Bu taşınmaz ağır vebali
Bütün iyi niyetlerim
Parmaklarımın arasından akıp gitti
Geçti gitti o güneş yüzlüler su misali
Aşk dedim sevgi dedim sevda dedim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!