Aklım başımda değil yar
derdim dünyalar kadar
birde sen üstüme gelme
vallah ciğerim kanar
hastane önünde bekler
KIRINTI
Herkese herkeslerden
Bir şeyler kalır
Bana hep kırıntısı
Avucumda toplarım bütün etmez
Gökyüzünün mavisi
Bir avuç leblebi
bir avuç kuru üzüm
camların kenarında gazete kağıdı
bacanın kurumunda hüzün
bir şişe kavaklı dere
çatın çökmek üzere
Ben hiç kuş vurmadım
Vurana da çok kızdım
Bir sabah bir kırlangıç düştü
Ayağımın dibine
Gagası ve gözleri açıktı
Yıllar var hiç unutmadım
köşelerde orospu kahkahası duyuyor kulaklarım
oysa gece ne kadar yalnız
ihanet sessizliğidir bu
bir pezevengin gülüşünde
bir yosmanın sarı saçlarında saklıdır
kırmızı ruja boyanmış gökyüzü
Seninde yüreğine sevda düşecek
işte o zaman yüreğin çok üşüyecek
sarılmak isteyeceksin yanındakine
terki sevdalara ateş düşer
büyülü rüzgarlara tutun
onlar seni mistik boyuta götürecek
Ateş düştüğü yeri yakar
ateşin olacağım için
öyle üzgünüm ki
yanıyorum için için
senin psikolog olduğunu görmek isterdim
sana şiirler yazanı tanımak
Gel kızım otur şöyle yanıma
dinle bak neler söyleyeceğim sana
bizim pencere var ya sakın oradan bakma
saçını boya ama başını açma
pantolon giyme eteğini kısaltma
rimeli boş ver dudağını boyama
dilimde yar dilimde adın her an dilimde
unuttum mu zannettin resmin şu an elimde
ne vakit mutlu çift görsem ateş düşer yüreğe
kolay değil gülüm ukde kalmış içimde
asiye çıkmış adımız kimseye geçmez nazımız
İşe giderken her sabah
dostlarına selam verirsin
bir sabahta bana versen
günaha mı girersin
yağmur vurur ipil ipil




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!