Yıkık Dökük
Bir şehir düştü içime bu gece…
Sokakları sensiz...
Işıkları kederli,
Ve kaldırımlarında ayak izim değil,
Yalnızlığım dolaşıyor şimdi.
Ben artık eski ben değilim;
Bir yanı yanmış mektup gibiyim,
Bir yanı yağmur yemiş duvar…
Tut desen tutulmam,
Sev desen kırılırım.
Gözlerimde uykusuz gecelerin
Pas tutmuş gölgeleri var.
İnsan bazen ölmezmiş de,
Yavaş yavaş eksilirmiş meğer…
Ben senden sonra
Eksile eksile kayboldum.
Bir zamanlar kahkaham vardı benim,
Şimdi sustu.
Bir zamanlar “umut” derdim,
Bir zamnalar "sevdam" derdim
Şimdi dilim varmıyor.
Çünkü bazı gidişler
Sadece bir insanı değil,
İçindeki bütün baharları götürüyor.
Bak…
Hâlâ oturuyorum aynı pencerenin önünde.
Belki dönersin diye değil;
Belki acım diner diye…
Ama ne sen geliyorsun,
Ne de içimdeki yıkıntılar susuyor.
Ben artık
Yıkık dökük bir hikâyeyim.
Harap bir şarkı,
Bitik bir şiir…
Ve herkes beni “iyi misin?” diye sorarken
Ben içimden sadece şunu diyorum:
“Bir insan, sevdiği yerde kaybolursa
Kendini hangi sokakta bulabilir ki?..”
Kayıt Tarihi : 28.05.2026 00:34:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!