Yazık değil mi?..
Bir ömrü,
bir tek gülüşe hasret bırakmaya...
Bir insanı,
geceler boyu kendi sessizliğine mahkûm etmeye...
Yazık değil mi?..
Her sabah yüzünde tebessüm taşıyıp,
her gece gözyaşını yastığına emanet eden
bir yüreği kimse fark etmeden
yaşatmaya çalışmaya...
Yazık değil mi?..
İçimde bin defa yıkılan şehri,
her gün yeniden ayağa kaldırmaya...
Kırılan umutları,
kanayan ellerle toplamaya...
Ve yine de
kimseye yük olmamaya çalışmaya...
Yazık değil mi?..
Ben de bir zamanlar
hayal kuran bir çocuktum.
Şimdi ise
hayallerimin mezar taşlarını
tek tek okuyan
yorgun bir adam oldum.
Ne omzuma yaslanacak bir dost kaldı,
ne adımı özlemle söyleyen bir ses...
Kalabalıkların içinde
en yalnız ben oldum.
Yazık değil mi?..
Bir insanın,
kendi kalbine bile yabancı kalmasına...
Aynalara bakıp
yüzünü değil,
kaybettiklerini görmesine...
Her "İyiyim." sözünün ardında
sessizce biraz daha ölmesine...
Yazık değil mi?..
Kimsenin bilmediği savaşlar verip,
kimsenin alkışlamadığı zaferlerle
hayata tutunmaya çalışmak...
Ve en sonunda
yorulduğunu bile söyleyememek...
Yazık değil mi?..
Belki de
en büyük acı,
terk edilmek değildir.
En büyük acı,
kimseye anlatamayacağın kadar
sessizce tükenmektir.
Ve ben...
Bugün yine
aynı gökyüzüne baktım.
Yıldızlar yerindeydi,
ay yine doğmuştu.
Değişen tek şey,
içimde biraz daha eksilen bendim.
Soruyorum şimdi
hem kendime,
hem hayata...
Yazık değil mi?..
Bir ömrü,
yalnızlığa mahkûm etmeye...
Bir kalbi,
sevildiğini duymadan yaşlandırmaya...
Ve bir insanı,
yaşarken yavaş yavaş
öldürmeye...
18 Temmuz 2026
Sempatikşair Emrah Alince
Sempatiksair EmrahKayıt Tarihi : 18.07.2026 02:18:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!