Eylül uykusu Şiiri - Musa Niyaz Erdem

Musa Niyaz Erdem
65

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Eylül uykusu

Günün yorgunluğu ağır bir sis gibi sarmışken evi,
Uzandım karanlığa o her zamanki ezberle...
Ama bir boşluk ki yatağım, geceden daha kara;
Yastığım yok!

Fırladım karanlığa, gecenin o beyazına,
Tam sarılacakken o yarım kalan kokuna,
Bir el dokundu omuzuma: "Dur, ne yapıyorsun?
Delirmişsin... Gece yarısı bu soğuk ayazda toprağı mı avuçluyorsun?

Durdum... Dünya sustu, zaman damarımda dondu.
Elimin altındaki pamuk değil, dondurucu bir ayazdı.
Anlamıyorsun," dediler, "O caddeden hiç karşıya geçemedi Eylül!

Yalan!" dedim, yüzümü o taşa gömerek;
Koklayın... Hala Eylül kokuyor burası,
Kaldırımdan da karşıya geçmek için ellerimi tutuyor.
Siz ne derseniz deyin bana,
Deli de diyebilirsiniz hala...

Siz bitmiş bir ömür dersiniz buna,
Ben ise onun göz bebekleri ile uyanıyorum her sabaha.
Toprağın altından nefesinin sesi geliyor kulaklarıma.
Beni yalnız bırakın;
Başımın gördüğü en güzel yastık,
Tam burada, bu toprağın altında.

Musa Niyaz Erdem
Kayıt Tarihi : 12.01.2026 20:30:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!