Bıçağın soğuğu dayandı boğazıma,
Ölümün ilk öpücüğü: dudaklarımda buz.
Zaman daralıyor bir mermi yolu gibi,
Dışarıda yağmur, camı döven o huysuz...
Parmağım tetiğe değiyor titreyerek,
Masada eski bir hayat, toz içinde anılar.
Bakma bana öyle, vakit dar!
Sen aşağıya indikçe harf harf,
Yukarıda boğuluyor yarım kalan fısıltılar.
Geceyi yırttı bir siren sesi,
Adam yavaşça döndü aynaya;
Karşısında kendi karanlığı, dilsiz nefesi.
Durabilirdin oysa, bir üst dizede kalabilirdin,
Ama gözlerin kayıyor durmadan bir alt mısraya...
Derin bir nefes aldın,
Namluyu tam kalbime sıktın.
Sen okumaya devam ettikçe böyle,
Saniyeler sızdı harflerin arasından.
Ve gözlerin son noktaya değdiği anda;
Sen okudun,
Sen çektin tetiği.
BAM.
Adam aynada yığıldı,
Kan yerine mürekkep aktı sayfalara.
Polis kapıda şimdi, o loş odada...
Ama sen hâlâ buradasın, suç mahallinde.
Çünkü bu şiiri bitirdiğin anda;
Öldürdük onu seninle birlikte
Kayıt Tarihi : 13.05.2026 23:52:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!