Özlüyor musun onu? diye sordu rüzgar.
"Bazen," dedim, sesimde biriken külleri savurarak.
Sadece aniden bastıran sağanaklarda,
Ya da sokak lambalarının erken yandığı o gri akşamlarda...
Bitti mi peki, bunca zamandan sonra?
"O gittiğinde bitti sanmıştım," diye fısıldadı kalbim.
Oysa giden, sadece adımlarını alıp gidiyormuş.
Anladım ki; insan sevdiğini çabuk uğurluyor da,
Ondan kalan o ağır boşluğu, o gölgeleri geç unutuyor.
Pişman mısın peki her şeye rağmen?
Asla... Sevdiğime, o yangına koştuğuma değil pişmanlığım.
Ben en çok, onun dünyasında kaybolurken
Kendimi bu kadar çabuk unuttuğuma kırgınım.
Gelse... Gelse affeder misin yeniden?
Durdum. Bir süre sessizliği dinledim. "Bilmem," dedim.
"Bildiğim tek bir şey var artık:
Kabuk bağlamış bir yaranın sızısını ezbere biliyorum.
Ve bir daha asla, aynı yerden kırılmak istemiyorum."
Peki şimdi nasılsın? Nasıl görünüyorsun oradan?
"Dışarıdan bakarsan iyi," dedim, tebessümümün arkasına saklanarak.
Adımlarım dik
ve sesim gür bir şekilde.
Ya içeriden? diye sordu o tanıdık sızı.
İçerisi bir gece yarısı amfitiyatrosu...
Hâlâ bazı geceler, o geçmeyen saatlerde,
Bitmeyen o sızılara, gitmeyen o anılara
Sessizce alışmaya çalışıyorum...
Kayıt Tarihi : 13.07.2026 08:53:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Kutlarım ..............
EMEĞİNİZE VE YÜREĞİNE SAĞLIK
Yine güzel bir ÇALIŞMA okudum sayfanızda
Kaleminiz DAİM olsun
Selamlar sevgiler SAYGILAR gönderdim...
TÜM YORUMLAR (1)