Aklım sende kaldı, gözüm yollarda,
Bir haber salsana, neredesin sen?
Gecem zindan oldu, günüm komada,
Yolum sana çıkmaz, neredesin sen?
Her köşe başında bir iz sorarım,
Viran oldu bağım, darmadağınım.
Bir sese muhtacım, her gün ağlarım,
Dermanım kalmadı, neredesin sen?
Turnalar göçüyor bizim illerden,
Selâm götürün o nazlı yârimden.
Bir tel saçın yeter, tutsam belinden,
Hasretim dinmiyor, neredesin sen?
Rüzgâr estikçe hep adın fısıldar,
Sensiz geçen çağım, içimi dağlar.
Eski yaralarım, derinden sızlar,
Kül olup da yandım, neredesin sen?
Kara yazgı yürür alnım üstüne,
Tabipler kâr etmez sızım üstüne.
Bir damla yaş düşer dizim üstüne,
Hâlimi soran yok, neredesin sen?
Kirpiğim kapıldı sevda yeline,
Düşmüş gidiyorum aşkın seline.
Bir türkü tutturdum gurbet eline,
Beni duyan yoktur, neredesin sen?
Bağrım yanık durur, sönmez köz gibi,
Sensiz yıllar geçti, solgun güz gibi.
Bir hayalin kaldı, derin iz gibi,
Onunla yaşarım, neredesin sen?
Halilî gönlünü sana çağırır,
Bu ömür seninle bahar, yazıdır.
Çektiğim bu çile vuslat nazıdır,
Can seni arıyor, neredesin sen?
Şair Notu: Kıymetli dostlar, gönül hanemin aziz misafirleri... Bilirsiniz, insanoğlu şu dünyaya bir garip gelmiş, bir garip gider. Bizimkisi de o misal; dert dediğin dilsizdir, ancak bir türküye tutunursa ses bulur. Bu şiirdeki her bir hece, aslında içimizde hiç sönmeyen o hasret ateşinin dumanıdır. Hani Bozkır’ın Tezenesi der ya; “Kalpten kalbe bir yol vardır, görülmez.” İşte ben de bu satırları karalarken, o görünmez yoldan sizin gönlünüze bir selâm salmak istedim. Gözümüz yollarda kaldıysa, gecemiz zindana döndüyse, bu sadece bir sevda meselesi değil; insana, aslına ve vuslata duyulan bir özlemdir. Şu yalan dünyada birbirimizi ancak gönül gözüyle görürsek anlarız. Kusurumuz varsa affola, maksadımız sadece bağrı yanık bir “Neredesin sen?” feryadına ortak olmaktır. Gönlünüz bahar, yolunuz her daim aydınlık olsun. Aşk ile hürmetle...
Şiirden geriye kalan satırlar:
•Gönül, sevdiğinin kapısında bir garip yolcudur; ya vuslatla güler ya hasretle pişer.
•İnsan, sevdiğinin özlemiyle yoğrulmadıkça, çiğ kalmış bir lokma gibidir.
•Gurbet sadece yolların uzaklığı değil, bir gönlün bir gönle sesini duyuramamasıdır.
•Gönül kapısı dışarıdan kilitlenmez, içeriden çekilir; yâr gelmedikçe o kapı kimseye açılmaz.
•Dünya dediğin bir gurbet hanıdır; yâri yüreğinde taşımayana her yer ıssız, her yol çıkmazdır.
14 Mayıs 2026 / Perşembe / Bartın
Halil KumcuKayıt Tarihi : 13.05.2026 10:36:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!