Gümüş bir hançerle inin sol yanımın tam ortasına,
Sakın esirgemeyin o zehirli ve keskin darbeyi.
Kaburga kemiklerim kırılsın acımasız bir darbeyle,
Bırakın kanım yıkarım göğsümün yitik bahçelerini.
Bir kurşun sesidir yankılanır odanın duvarlarında,
Göz kırpmadan hedef alın sönmek bilmeyen bu ateşi.
Ecelsiz bir ömrün defterini düreydiniz ellerinizle,
Çekin de tetikleri dağılsın tenimin bütün esrarı.
Karakış ayazında donmuş bir serçe gibidir ruhum,
Merhametsiz oklarınızı saplayın kaskatı kesilmiş etime.
Toprağa düşen son damla canımdır bu karanlık meydanda,
Ölüm dediğiniz nedir ki saniyeler süren bir hicran.
Yalnızlık sokağında yankılanır ayak sesim.
Paslı kilitler çözer göğsümün derin sarnıcını.
Gönül tarlamda yabani otlar boy verir zamansız.
Hangi rüzgar savurur bu yorgun külü bilmem.
Gözbebeklerimde kırılır aynaların yalan bükümü.
Gecenin sırtına binmiş gider dilsiz kervanlar.
Kimsesizliğin tahtında sönmez bir kandil yanar.
Kapanır kapılar yüzüme teker teker bıkmadan.
Zamanın çarkı öğütür sabrımın ince ipliğini.
Ruhumun sarp kayalıklarında yankılanır feryadım.
Kayıt Tarihi : 4.09.2026 15:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!