Bir ev düşün,
penceresinde ışık var,
içinde kimse uyumuyor.
Bir sofra düşün,
üzerinde ekmek duruyor,
ama herkesin boğazında
aynı düğüm.
Bir söz düşün,
söylendiğinde huzur veren,
sonradan insanın içinde
yıllarca yankılanan.
Bir kalp düşün,
birine kendini emanet eden…
Emanet alanın
emanetin kıymetini bilmediğini
çok sonra öğrenen.
Ne garip değil mi?
İnsan bazen gerçeği değil,
gerçeğin kendisinden saklanmasını
affedemiyor.
Çünkü yalanın kendisinden önce
insanın güveni kırılıyor.
Ve bazı geceler
bir ev susar,
ama o sessizliği
duvarlar değil,
Allah işitir.
Kimse bilmez
hangi gözyaşı hangi gecede aktı,
hangi kalp
kimseye belli etmeden çatladı.
Ama gökyüzü bilir.
Belki de mesele
kimin haklı olduğu değildir.
Mesele şudur:
Bir insanın sana
tertemiz bir kalple geldiğini bilirken,
o kalbi kırmaya
gerçekten değer miydi?
Çünkü bazı şeyler
dünyada unutulur sanılır…
Oysa insanın sustuğu yerde
vicdan konuşur.
Ve bazı hesaplar vardır;
ne zamanını sen seçersin,
ne de sonucunu.
Sadece bir gün
aynaya bakarsın.
Ve kendine sorarsın:
Bunca gözyaşı
gerçekten
buna değer miydi?
Kayıt Tarihi : 17.08.2026 16:45:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bazı yaralar söylenenlerden değil, saklananlardan açılır. Bu şiir; güvenin, suskunluğun ve ardında bırakılan gözyaşlarının insanda bıraktığı izi anlatıyor. Her şey unutulabilir belki, ama insanın vicdanından geçenler unutulmaz.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!