Dost dediğim iç bağrıma bastığım,
Bana düşman olduğu benim yastığım,
Bazen kederlenip bazen küstüğüm,
Senin için değmez anladım dünya.
Terazi değilim tartıp alayım,
Geldim gördüm seni yendim diyemem,
Helal durur iken haram yiyemem,
Zalimleri zorbaları hiç sevmem,
Fani dünya senden birşey anlamam.
Hainlere verdin cennet sarayı,
Hep geldin üstüme kasavet çektim,
Ağladım gözyaşım toprağa döktüm,
Yalan değil dünya ben senden bıktım,
Ben sana kendimi anlatamadım.
Bırakmaz yakamı vay zalim kader,
Bir kız kardeş dördü erkek,
Hep derler Veysele ürkek,
Dobra sözlü değil korkak,
İnsan olan kör olmaz ki.
Yalancının kör meydanı,
Asgari ücretle aşlar pişer mi,
Her gün ızıdırapla insan yaşarmı,
Bizi süründürmek sana düşermi,
Nolur biraz insaf delirtme bizi.
Fakir fukaranın dardır imkanı,
Han gıda dondurma sanada kalmaz,
Çok uğraşma patron kıymetin bilmez,
İnsan olan insan kula kul olmaz,
Ümitlenme boşa baldızım Suna.
Hastalansan izin almak güç olur,
Şu imiş, bu imiş insan ayırmam,
İnsanlık yolunda yürürüm durmam,
Nerelisin diye asla hiç sormam,
Yücel Abim neden bana darılmış.
Kalbimde, özümde insanlık derin,
Bende şu dünyaya gelmişim fakir,
Yinede halime ederim şükür,
Yoksulluk üstümde gölge bırakır,
Görmez bizi dümdüz geçer bayramlar.
Uzak eşim dostum vermez bir selam,
İstemem seyahat var ise hayat,
Var ise bir lezzet var ise bir tat,
Sevene sevilmek sevmekte sanat,
Gönlüm isteği başkadır başka.
Olmasın ekmeğim olmasın suyum,
Gözünün yaşıyla gezip dolaşan,
Yolunu kaybetmiş tersine koşan,
Oturmuş bir yerde dertle dalaşan,
Bir garip görürsen beni hatırla
.
Kalmamış takatı kalmamış feri,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!