Kurt dalsa sürüye bırakıp kaçar,
Dosta, akrabaya belalar açar,
Ekmeğini yeyip, suyunu içer,
Sahibini ısıran davar köpeği.
Affet yüce tanrım ne bu alemet,
Sendendir kıyamet senden selamet,
Ürkütücü deprem yoktur merhamet,
Şimdi ise Vanda deprem acısı.
Doksan dokuz İstanbul Kocaeli Bolu,
İyi düşün iyi kaçırma tadı,
Deliye çıkarma güzelim adı,
Gel kendine biraz gel hırçın kedi,
Tövbe etsende fayda etmez son sözün.
Geçer yıllar herşey kalır geride,
Yoktur han hamamım atım arabam,
Yatım katım ne bir tahttım tarabam,
Fakir diye dostla bitti merhabam,
Fakir yoksul yaşamaya alıştık.
Bitmez geçim telaş hayli uğraştım,
Hiç hayırlı eşim dostum olmamış,
Kader bahtım beni mutlu kılmamış,
Baktım etrafıma kimse kalmamış,
Bu dünyada garip kalmak zor imiş.
Günmü geçer her gün sabır taşıyla,
Okuyupta adam olmuş diyenler,
Doğru değil bence yanlış duyanlar,
Okuyupta çok zehirli çiyanlar,
Okuyanı adam etmez diploma.
Diploma bir altın kolda bilezik,
Ne demek istedin neyi kastettin,
Söyledin boş lafı beni hast ettin,
Beni rencide ettin,kör cahil ettin,
Ben duyguyu kalpte ararım KUBİ.
Dünyada ne kadar yaşarsan yaşa,
Kaldırıp kendini vursanda taşa,
Gayretimde uğraşımda hep boşa,
Yavaş yavaş gelir ölüm son durak.
O nice gelenler nerde haniler,
Gitti geri gelmez gençlik çağlarım,
Düşünürüm içten içten ağlarım,
Hiç yanılmam her zamanda söylerim,
Kurt kocarsa ite olurmuş maskara.
Yaşım kırka geldi yaşlımı oldum,
Uyudum uyandım bir düşe daldım,
Dosttan, akarabadan sorulmaz oldum,
Anladım herşeyi kendime geldim,
Anlı açık, yüzü aka kasıt neylesin.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!