Bir zamanlar bir acayip naçardı,
Gelene gidene avuç açardı,
Kıraç tarlalarda ekin biçerdi,
Nedense bu günlerde büymüş yobaz.
Doğru işi yoktur yerli yerince,
Haktandır keramet haktandır didar,
Vahab beyle Dilek hanım can adar,
Bir Nisanda doğdu işte bu kadar,
Bu garip Dünyaya hoş geldin Elif.
Bu mutlu çiftlerin ilk göz ağrısı,
Dur diyelim gayri kimyasal güce,
Kimyasal silaha, kimyasal öce,
Hayat kaos oldu sanki bilmece,
Tencre hormonlu, ekmek hormonlu,
Denizde canlılar ah çekip ağlar,
İnanmadı sana zamane kâfir,
Cemali güneş ay gözleri mühür,
Bir kaç gün fırında kaldı misafir,
Buz tuttu sakalı hubuyar sultan.
Bir kazandan bin orduyu doyurdu,
Gelen deli giden deli,
Akıllı şaşırmış yolu,
Bir acayip tanrı kulu,
Hiç akıllı kul olmazmı.
Gam gasevet çile bir dert,
Doğru dürüst olan şerden kaçarmış,
Bir insan ne ekerse onu biçermiş,
Hesat it ne yerse onu sıçarmış,
Kuyruğu uzamaz hesat insanın.
Yüce haktan hak adalet terazi,
Bir acayip insanlar sanki kâbus bir Dünya,
Bazen dalar gidersin gün boyu olur rüya,
Kan ravan olur dünya hayeller düşer suya,
İçindeki şeytanı herkes kendi büyütür.
Dalarsın hayellere binbir türlü fesfese,
Saygı sevgi bilmez kalmamış hatır,
Gelirim der ama gelmez aldatır,
Yalan söyler iki ayaklı katır,
İki yüzlü ile yola çıkılmaz.
Şerefsizde arama namusu arı,
Gerçek varken yalan neden hak olsun,
Aç dururken neden kimi tok olsun,
Tek arzum insanlık imana gelsin,
Akıl almaz sorunlara isyanım.
Öz ve öz kardeşin kazar kuyunu,
Her bir yanda sağda solda,
Gezer durur dört bir kolda,
Cadde mahallede yolda,
Her yer dolu it sürüsü.
Hem dört ayak hem iki ayak,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!