Veysel Sari Şiirleri - Şair Veysel Sari

Veysel Sari

Sen hiç yüreğinin yandığını hissettin mi evlat?
Ama öyle alelade bir sıcaklık değil; hani sanki göğüs kafesinin içinde bir mangal tutuşturmuşlar da, her nefes alışında o ateş daha da harlanıyor gibi... Dumanı genzine kaçar da bağıramazsın ya, sesin tellere takılır kalır, işte tam öyle bir sızıdan bahsediyorum. Bakma benim böyle dimdik ayakta durduğuma, içimde ne fırtınalar koptu da ben o gemileri karaya vurdurmamak için paslı halatlara sarıldım. Avuçlarım kanadı, dizlerim titredi ama kimse duymadı feryadımı. İnsan en çok sustuğu yerden yaralanırmış meğer; biz hep bağıranın acısı var sandık, oysa asıl yangın, tek kelime etmeden kendi külünde boğulanların içindeymiş.

Hasret dediğin ne garip bir prangadır, vurdu mu zinciri ruhuna, adım attırmaz adama. Bir fotoğraf karesine bakıp o eski kokuyu ciğerlerine çekmeye çalışmak mıdır özlem, yoksa her gece aynı rüyaya yatıp hep o karanlık uçurumun kenarında uyanmak mı? Ben özlemeyi, bir kentin yabancı sokaklarını adımlarken her köşe başında senin gölgeni, her kalabalıkta senin sesini ararken öğrendim. Sanki kapı her çalındığında gelen senmişsin gibi irkilmekten, her telefona "belki bir nefes" diye sarılmaktan yoruldum ama yine de vazgeçmedim. Çünkü insan, beklemekten vazgeçtiği gün gerçekten ölürmüş.

Hatıralar, insanın yakasını bir türlü bırakmayan o eski, vefasız dostlar gibidir. Bazen bir ezgi gelir oturur tam boğazının ortasına, yutkunamazsın. Bazen de bir rüzgar eser, ansızın geçmişin tozlu kokusunu getirir burnunun ucuna. "Neydik, ne olduk?" dersin kendi kendine. Bir zamanlar gülüşüyle koca bir dünyayı aydınlatan o adamın, şimdi kendi karanlığında bir mum alevi bile yakamadığını görmek insana koyuyor. İşte o çaresizlik var ya, o insanın belini büken, saçlarına zamansız aklar düşüren tek şeydir. Elin kolun bağlıyken, sevdiğin her şeyin parmaklarının arasından kum gibi kayıp gidişini izlemekten daha ağır ne olabilir ki?

Devamını Oku
Veysel Sari

Neden bu kadar acımasızsın, ey zalim hayat?
Neden her adımımda engeller çıkarırsın karşıma?
Suçum ne benim, günahım ne, söyler misin?
Neden bu kadar üzerime gelirsin, neden?

Doğduğum andan itibaren çilelerle yoğruldum,

Devamını Oku
Veysel Sari

Hani dersin ya; "Nasıl olur? Daha dün bir, bugün iki..."
Anlamazlar be gülüm, kalbe düşen o kor ateşi kim bilir ki?
Bir ekranın ışığında, bir "merhaba" sancağında tutuştuk,
İki gün geçmedi, biz bu aşkın en derininde buluştuk.
Zaman dediğin ne ki? Sen benim ömürlük sızımsın,
Alnıma mühürlenen en parlak, en vazgeçilmez yazımsın!

Devamını Oku
Veysel Sari

Otur karşıma kirvem, ateşin közü azaldı ama içimdeki yangın harlıyor.
Hani o türküde dediği gibi;
Zor be kirvem zor...Gerçekten öyleymiş.
Sevip de ayrılmak, bir ağacın kökünü topraktan ayırıp, o ağacı kurumaya mahkûm etmekten farksızmış.

Biz onunla ne hayaller kurmuştuk, kirvem

Devamını Oku