(Geceler şahit içinin kan ağlamasına, dertleşir kendinle kör karanlıkta,, aklından geçer kaybolan tarumar olan, bir tas çorbaya düşürülen sızlayan yanık yaşamlar, yıldızlara bakar içer hüznü hep böylemi gelir el ayağın çekildiği yaprakların sesini gecede dinlediği, hep böylemi gelir konar bir yumru düğümlenir boğazında kovalanır sorgular, gözlerine oturur davetsiz konuğu gecenin neminde.
Unutur kendi derdini sarar benliğini sarsak bir titreme tutamaz gözyaşlarını gece dolar akar içine, dostları aldanır kırık gülüşene, oysa nasılda kırgın rezilce düşürülmüştür yaşamı.
Söyleyemez varmaz diline, ne işi kalmış nede aşı oda yaşamak ister insanca isterde yaşayamaz saplanmış bir batağa öksede saka kuşu yüreği.
Ev desen ev değil bir ardiye köşesinde eşyalar ona keza darmadağınık yatak desen yatak değil yorgun küskün, dört can koyun koyuna yatarlar hiç bilmeden, tutar mı gün sabahlarına gebe uykular, gece bırakmaz vurgun düşmelere uyku gezer gözlerinde.
Yanar ateş dağları soğuk nefesinin ıslığında, rüzgâr böler geceyi ortasından, çatlar kabuğu yer kürenin, dağılır aklın terazisi, parçalanır benliği düş uçurumlarında.)
-Bir Tepki Dile Gelir Geceyi Yaran Sessizlikte-
Ah davulcu hep uykumu böl
Bilsen kaç yılların uykusu bu böyle
Kızgın ve sevinçliyim sana
Uykular bir ay değil ömre feda
Gecem saçlarından süzülür hasretin
Geceyi yüklenir kalırım harelerinde
Ardın sıra her gidişinde
Geceleri sende yakar
Acını acıma katıp yokluğunda
göçmen kuşlar
kanat çırpıp geçerken
maviler uzak diyardı
bir yürekte
bir anlık yanılsama
yazda kaldı esini
Bu yıl buralara kış erken geldi
Kırılgan maviler ayvam sarılarda /bir ben
Ay dolun düş bölende sen gülüp geçerken
Yaprağı dalında asılı kaldı/vuruldu..don..!
Dedim ya infaz zamanlarıdır
Haber Sürmanşet Basında
Bir Bebek Anne Sütü Gelmediğinden
Yavrusuna Süt Alamadığı İçin
Ve Besleneme Yetersizliğinden
Kara Toprağa Verildi Bartın’da
gün geçmişe yanarken geleceğe akansın
ağlarken hüznün günü, en masum yanınlasın
ağla güzelliğim ağla, acılar bir bir dağlansın
sevinçler gözlerinde pınar olsun çağıldasın
an geldi günün yorgunluğunu yüklenip gidiyorsun
gün ışığı ile buluşmak uçuk mavilerde
ateş alımı maviye gelirsin inci gözlerinle
seninleyim gece tükenip şafak sökende
özlem bu düşlemek seni sensizliklerle
hiç çıkmayan aklımdasın gök inmiş dağın eteklerine
-kırılgan bir geçitti varlıkta yoksunlar
yılların gizini taşıyordu mağaralar-
sen özgürlüğün şarkısını söyleyen
ulaşıldıkça ulaşılamayan bir deniz
ben hep sana akan bir nehirdim
Övünür ilkel maymun
Orangutanca eli göğsünde
Kaç devlet kurduklarını
Savunur marifetmişçesine




-
Umut Yıldırım
Tüm YorumlarIşıklar içinde uyu güzel insan. Seni unutmayacağız