göç mevsimi yalnızlığı yitik adreslerdir aradığı
estirirsin hırçın dalgaları kesersin sözle karaları
bu ne böyle bıçak sırtı aldım ağzımın payını
sordum bir göçmen kuşa yaşama dair soruları
dedi sen göster zorda olsa ben bulurum yolu
Kurşun kalem verin bana tükenmez denilenler hep tükenmekte
Kurşundan kurşun döküp mavi bulut yapıp ev çizeyim evsizlere
Güneş hep parıldasın ısıtsın kara kömür gelsin işçinin elleriyle
Yakacakla kömürlüğü dolu olsun kış için bir soba çizeyim
Ekmeğin hasını yapar fırın işçisi alsın francalayı mis kokusuyla
-Hey hüznün isyanında yalnızlığa vuran
Gecenin rengi altın sarısına ulaşmadan
Gün doğumuna hazırlanan gelin gibi
Gece tarar saçlarını mavi hüzünlere
Akla gelir bin bir düş çoğalan
Bir sevdadan uyanışa kaç şiir doğar -
hareket; maddenin doğal hali
devinim; zorunlu ve gerekli
söyler a canım söyler
durağanlık; çöküşle bitişi
durmak yok duracaksan eğer
-İçmek Şiiri Kelebek Zarafeti Şiir Yüreğinde -
olmak hazan serinliği içinde seninle
şu gülüzar mevsiminde, özlemin derince
yanmak gözlerinde,tütmek gecenin deminde
gül teninde gül derip gezinmek bir kaşifçe
(Ustam Anıların Sapağında
Yürümek Korkusuzca
Hâldan Bilmez Karanlıklara
Eller Çekincesiz Titremeden,
Yazmak Bilimi Ürkmeden,
Yaşlarımızı akıttık göz sarnıçlarımız kururcasına, yaş koymadığımız zamana
Ne düşler kurduk gerçekleşmese bile, yitirdiklerimiz o denli fazla iken hiç yitirmedik düşlerimizi, yinede yürüdük mavi yolculuğumuzun yangın denizlerinde ki düşlerimizin izinde.
Ne istediğini bilenlerden günleri vurgun geleceği isteyenlerdendik, hep borç batağında bir ülkenin gün doğumu sancılarında aydınlık yüzleriydik karanlık zindanlara atılan.
Para nedir pek önemsemeden tapmadık mala mülke, taptık hep dost yüreklere, geçilirdi ne anasonlu sarhoş gecelerden naralar içinde, geçtiğimiz yollar sarp ve dolambaçlı yol vermez Zigana geçidiydi.
Gözlerimizin yangını tütün sarısı kömür karası içtiğimiz kan kusturan gül sevdası.
Bakamazdı bir kadının-kızın gözlerine mahallesine girerken kalkmazdı gözkapakları hiçbir evin hiç bir penceresine, bakardı başı hep önünde yere utangaç günün tutkunuydu gözlerinde.
Kör gözlü bir pencerede dost gördü dostu
dostların gözü her şeyi gördü gönüllerinde
buz gibi o gecelerde dost dosta dokundu
dost dostu anladı sesine sarındı şiirlerde
düştü hüzne çöktü maviye kara bulutlar
Kentler uykuya dalarken
Gecelerim uyumaz
Geceler anayurdum
Gündüzleri mülteci olurum
Üşüdüğümden değil
Yokluğundan buz keser ellerim




-
Umut Yıldırım
Tüm YorumlarIşıklar içinde uyu güzel insan. Seni unutmayacağız