Nefesleri içe içe birbirine geçer
İtiş kakış harasından boşalan aygırlar
Ah deli kısrak beyaz yelesi
Ya sen sabırsız kızıl tay
Güneş vurdukça rengin nasılda parlar
çık gel artık şu dallar arasından
saklanma yaprak yaprak hazan
savrulur bakışında yoksun zaman
gündüz yoksun gece suskun
gün ışır deniz şavkır edandan
-Dişi; Yaşamı var eden yaşamı ören büyütürken hem sevindirip hem güldüren
Geri kalmışlığın girdaplarında aklın almadığı çapsızlıklarda yaşatılan
“Bütün kötülüklerin anası günah keçisi yıkımın abidesi var ettiğini her an öldüren”(kadına toplumda biçilen rol ve konum açısından dayatılan ve kadına böylesi mantıklarla bakılmasına yol açan geçmişten günümüze kadar pompalanan egemen anlayışın yansıması) -
(Fatma altınbaş; Akşam iş dönüşü saat 20.00.21.00 sularında evine tam yaklaşmak üzere iken karşısına çıkıp yolunu kesen kocası tarafından bıçaklanarak öldürülen kadın.
Erkek yanımdan bir kez daha utandım insan yanımla yine kanadım)
hep bir ada/yım
yaşam denizinin hırçın dalgalarında
dalgalar kıyılarımdan içerime her vurduğunda
savrulur hazan yaprakları gibi her an’ım
sarsılır yılların yoksun acıları
sen gelirsin canda can hep aklıma
onulmaz zamanların sancısı büyürken
yalnızlığımın türküsünde
o bir çift bakan güzel göz
kimin için parlayacak diye düşünürüm
bir başınalıkların hazan sarısı
—Seviyorsan Güzelsindir, Hele Bir De Seviliyorsan Daha Bir Güzelsindir -
Yaşamaya değer olanlarımız ne kadar az olursa olsun şüphesiz hayat her şeye rağmen yaşamaya değer ve aşkta mantık aranmaz, aradın mı aşk olmazmış denir, belki ondandı metin için yeniden bir sevgiye yelken açmak.
Yaşadığı onca hengâmelerden sonra sığınacak bir liman saymıştı bu şehri. ulaşımı sorunsuz sakin görünümlü şehirde tutunması oldukça zorlu idi, elbet yaşam mücadelesiz kazanılmazdı, kimseye altın tepside hiçbir şey hazırda sunulmamıştı. hele bir de işçi isen..
Bir öncesizlik ve sonsuzluk gibi evrensel bağımsızlık düşündeydi. ne var ki bulunduğu yerde ise kendini yalnız hissediyor çevresinde aynı nehirden aynı denize akanları pek göremiyordu. Yinede her şeye karşın yaşamı, toplumunu, ülkesini çok seviyor, gündemin sürekli değişimi, bilincin gelişmeyip aksine bulanıklaşması canını sıkıyordu.
Sen emeksin yaşamı ören
Başkaldıran sesinde baldıran
Yazılmış bir tarih bin bir efsane var
En çorak katmanlarında
Bağrını yararak ayağa kalkar
Rüzgâr söylerken özlem şarkımızı
Sıyrılmalı yüreğinin sesi pürüzlerden
Bitmeli yılların ağartan sancıları
Dağılmalı bu kasvet bu karabasan
Kimi zaman buda gelir geçer deriz
Bu mu idi temaşada gözlenen
Bu mu olmalıydı
Bir can bir cana kıyarken
Bu kadar kolay bu kadar basit mi?
Düşünmeden hareket etmenin
Ayağımın Altında Durmayın
Patlamadan Patladı Mayın
Hey Sıkı Tutun “Bay Sayın”
Yeter Bre Aklımızla Oynamayın
Kuyruğunu Kovalayan Kedi Gibi




-
Umut Yıldırım
Tüm YorumlarIşıklar içinde uyu güzel insan. Seni unutmayacağız