Bahar mı geldi yaşadığın yere
Akan sular parıldıyor
Gün bir başka mı ışıldıyor
Çiçeklerle mi örtündü pencerenin önündeki ağaç
Kuşların çenesi mi düştü yine
O zaman hadi perdeyi arala
tek kelimeden olmaz dediler şiir
o yüzden yazamadım seni
adını yazmak varken ne uzatayım dedim
doğruyu söyle
yoksa küstün mü yar
yorgun kent akşamlarında
kuytu bir sokak arasında buluşup
öpüşen yeni yeni yetme sevgililer
düşünmezler hiç dünyanın kaç bucak olduğunu
oysa ayrılık meyi ikram edilince ansızın
ilk yudumda anlarlar
yerel bir sevdam var
sıkışmış kalmış bu şehre
yüreğimden dışarı
adımını atmamış daha
oysa hasretim uluslararası
dememiş miydim bak
yokluğunda yüzmez diye umutlar
bu şişede de dibe vurdu
sana çıkacak olan tüm yarınlar
işgüzarlık benimki de
bir memlekette deniz yok mu
yapayalnızdır dağlar
nehir de yoksa üstelik
küskündür toprağı oranın
bir yürekte aşk yok mu
yüreğim koskocaman bir deniz
her bir damlası sen
rüzgara kanma boşuna
gittiğin yer ben, varacağın yer ben
yüreğim uçsuz bucaksız
kırkikindi yağmurları gibi
hep aynı saatte çalıyor kapımı yokluğun
farklı günlerde hep aynı özlüyorum seni
değişmiyor seni sevmelerim bir türlü
ama tek başına çekilmiyor bu yalnızlık
gelsen de tutsan bir ucundan şunun
bir sabah açınca perdeni
pencerende bembeyaz bir güvercin
kanatlarını kırıp
arınmış bütün vazgeçişlerden
sen diye konmuş
tüm renklerine yaşamın
bardaktaki çayın gibi soğuyor
dönmeye meyilli adımların
bense fırından yeni çıkmış mamül gibi
sıcacık tutuyorum sana dair umutlarımı
ama yok satıyor her ülkede ihanetin
oysa herkes biliyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!