Böyle mi sonsuz olur bir sevda
Yar, azgın hasretler gömüyorum
Gece yarılarında sessiz sedasız
Ne kadar uzak oluyor sabahlar
Her şafak vakti gün doğumundan önce
Uçsuz bucaksız bir sancıyla
bir gemi yapmıştım
sana yazdığım şiirlerin kağıdından
ne çok umut yüklemiştim ona
ne çok sevgi
gözlerine benzetip
küçük bir su birikintisini
her yerde kokunun kalıntıları
saçılmış ortalığa bakışlarının artıkları
karman çorman hatıralar
bir de darmadağın sözcüklerin kalmış
nerde biriktirsem bilmem gülümsemeni
nerde biriktirsem ellerinin izlerini
ne çok korku salmışız biz böyle asalaklara
ne çok seviyorlar bunlar karanlıkta saklanmayı
küçük bir ateş çıngısı çıkarsak
yangına dönecek diye titriyor yürekleri
tek başımaza bile yetiyoruz gece sürüsünü devirmeye
biliyorlar ki korkuyorlar
RENKLİ SEVDAM
Anladım ki ben imkansız aşkların şairiyim
Çölde gül yetiştirmeye benziyor sevmelerim
Turnaların dillerinde taşıdığı suyla suluyorum
Sanki rengi atmış umutlarımı
üstü açık bir kent meydanı yüreğim
ne vakit toplansa sevdalarım
genç yağmurlar ıslatır
baştan ayağa sırılsıklam
yaşan(a) mamışlıkları
Haymatlosluktur aslında
Her sevinin sonu birazda
Bir taraftan yaşatırken inadına
Bitkisel hayattaki anıları
Öbür taraftan en deli çağındaki yarınlara
Kıydığının farkına varmaz bile insanoğlu
kentli rüzgarlar nerden bilecek
incecik bir başağın
her savaşta yenilip
boynu bükülse de
yılmadan her dafasında
dimdik ayağa kalkıp
bir şiiri bir cümle,
bir cümleyi bir kelime taşır,
ve yüreğim yüklenir o kelimeyi
dizleri titreye titreye
yani baharı hece hece
dudaklarına taşır
İnsanı İsa gibi çarmıha geren bu sevda
Senin kadar benim de canımı yakmıyor mu sanki
Kanlar akıyor her yanımdan
Görmüyorsa kimseler suç mu benim mi yar
İnsanoğlunun üstüne farklı güneş doğmuyorsa




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!