ne denizler çağlar öncesi kadar engin
ne dağlar ferhatınki kadar yüce
asi nehirler şimdilerde çok uysal
ağır sanayi işletmeleriyle kuşatılmış kentlerde
duman rengine bürünmüş umut mavisi, kan kızılı sevdalar
insan eliyle yakın edilmiş ıraklar
hava soğuk
o yüzden düşünmüyorum seni
sen düşünce aklıma
caddede adımlarını görüyorum
üstelik ince giyinmişsindir şimdi
bu ayazda üşürsün diye korkuyorum
her akşamüstü kente
davetsiz iner hasretin
hemde hiç sektirmeden
bir alman kadar dakik
yokluğunun derdi bir yana
böyle düzenlilik yok mu
şairin yolu sevdaya düşer
şiirin eli sevgiliye
göremezsin çünkü
gözlerim her seferinde
gözlerinin dibine düşer
cemre önce yüreğe düşer
Beni de say eşbaşkan
Beni de say
Şu çapulcudan say
Şu öteki marjinalin birinden
İki ayyaşın ikisinden de say
Anlatılacak gibi değil yokluğunun rengi
Örgütsüz heceler başına buyruk
Zapt edemiyorum şu hırçın sözcükleri
Olur olmaz söyletiyorlar ismini.
Bütün alfabe darmadağın
Her bir harfin biri bir yerde
gözlerin çığ olsa
bende her mevsim kış olur
düşer durur aklıma
24.03.2012
bir diş var bende
tıpkı sen gibi yar
akşam sabah bilmez
durmadan sızlar
sanırsın tüm canım
orda toplanır
çatlama
günler çuvala mı girdi
döner elbet dediler
denedim
sensiz geçen saniye bile
harara sığmadı
yine aldattı bulutlar bu şehri
önce mis gibi toprak kokulu
yağmur yelini koşturdu
sokak sokak
ardından gök burada gürledi
şimşek burada çaktı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!