ne vakit
seni sevdiğimi söylemeye niyetlensem
ihtiyar harflerin oluşturduğu
yorgun hecelerden olma
sözcükler tüner dilime
o da yetmezmiş gibi
en ayrılıkçı sevdalar içinde yetiştirdim militan umutlarımı
yüreğine bırakmak isterken asi düşlerimi
infilak etti elimde tahrip gücü yüksek hasretler
intihar komandosu saydılar beni
sorgusuz sualsiz kırdılar kalemimi
sürgünler yedim nesilden nesile....
Makineleştikçe insanlık
Robotlaşıyor hisler
Başaklar ne kadar hasretse
Bir köşeye atılmış orağa
Bende öyle hasretim sana
Atıl durumdaki umutlarımla
görme mesafesinde olsun gözlerin
gün boyu çektim hasretini
dizlerim tutmuyor yorgunluktan
oturduğum yerden
hiç kalkmadan
giden günün ardından
Ayrılık gençliğini yaşıyor şimdi
Bize kalan ihtiyar aşkların gölgesinde
Hasret kuşları ondan tünüyor dalıma
Zamanın da bir önemi yok artık
Sular taşınmaz oldu yangınıma
Şu yalnızlar arasında
En kalabalık benim
Ne kadar çok senim var
Ne kadar çok yokluğun
Şu gidenler arasında
En kalabalık kalan sensin
hadi kalemim yaz bakalım kendi başına
artık karışmıyorum tek bir harfine bile
yıllardır sığınıp durdun da avuçlarıma
ne yazdıkların bir şeye benzedi
ne de yer bıraktın avuçlarımda bir başka ele
fişlemiş bütün hasretlerin beni
her yerde boy boy sevdamın afişleri
hangi sokağına çıksam tanınıyorum
karda yürür gibi bırakıyor ayaklarım izlerini
bu durumda hangi deli cesaret edebilir ki
yardım ve yataklık yapmaya bana şimdi
karlı bir kış gecesi
bir şarap içimlik uğra
ama gelince
çok üşüdüğünü söyleyip
içini ısıtma bahanesiyle
çay demletme bana
yağmur yürüyüşünde
erirdi yüreğim
ve sen her defasında
sağnak olur giderdin
çöke çöke gönlüm
bir göçüğe dönüştü




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!