dağ uyanık
dim dik ayakta
ne için bilinmez ama
asırlardır nöbette
bekliyor hazırolda
ben akşamdan kalayım
akşam teninde kalsın
sevda oranı yüksek
umutları doldur yüreğime
seni sevdikçe dillerim dolaşsın
gittiğin yol büyüdü de ihtiyarladı artık
gözlerim durur mu onlarda yaş/landı
gözlesem de göremiyorum sokağın ucunu
adımların genç mi hala senin, tanıyamıyorum
ayak sesleri geliyor kapımın önünde
heyecanlanıp hızlı hızlı atmaya üşeniyor
yüreğim göğün iki yüzü
sen diye kucaklamış
güneşi, yıldızı
fark etmez ki
gecesi gündüzü
ne vakit çevirsen
Beni de say eşbaşkan
Beni de say
Şu çapulcudan say
Şu öteki marjinalin birinden
İki ayyaşın ikisinden de say
ey kent
kuşların yoksul senin
şairin gariban
şarabın yalnız
caddelerin ayaz
ey kent
hava soğuk
o yüzden düşünmüyorum seni
sen düşünce aklıma
caddede adımlarını görüyorum
üstelik ince giyinmişsindir şimdi
bu ayazda üşürsün diye korkuyorum
her akşamüstü kente
davetsiz iner hasretin
hemde hiç sektirmeden
bir alman kadar dakik
yokluğunun derdi bir yana
böyle düzenlilik yok mu
şairin yolu sevdaya düşer
şiirin eli sevgiliye
göremezsin çünkü
gözlerim her seferinde
gözlerinin dibine düşer
cemre önce yüreğe düşer
çatlama
günler çuvala mı girdi
döner elbet dediler
denedim
sensiz geçen saniye bile
harara sığmadı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!