senden önce
uzun gecelerde
zaman zaman
bir kadeh şarapla bile
yalnızlığımı yatırıp
dizimin üstüne
tenine dokunur gibi
dokundum kentin işsiz sokaklarına
yalnızlığa bürünmüş bir ağaç
tutunmuş kaldırımın kenarına
gelen geçen buluttan
yağmur dilenir arsızca
hayat bazen
elektrik teline
konmuş bir kuşun
umursamazlığı olsa da
seni yok sayan
şu büyük insanlığın
bu saatte şiir isteme benden yar
şimdi kentin birine yılın ilk karı yağıyor
sokağında izin varsa
benden önce kar kapatacak diye
içime bir tasa çöküyor
seni özlemekteyim sevdiceğim seni
kandırılmış bir sabahın
doğmamış bir güneşi özlemesi gibi,
dünyaya gelmemiş bir çoçuğun
yaşamı özlemesi gibi aynı
seni özlemekteyim sevdiceğim.
-SEVDA GEMİSİ-
Sarhoş bir gemi gibi dolanırım kıyında
Dümenim kırılmış amansız fırtınanda
Pusulamı almışsın elimden ama
Rüzgârlar buldurmuş limanını yine de....
Cemreleri yürütsen de ceplerimden
Denizsiz kentler gördüm
Tek düze
Soluk benizli
Mutsuzdu hepsi
Sokakları efkarlı
İnsanları asık suratlı
Kapitalizmin ihbarcı kimliği
Sinmiş her şeye
O çok güvendiğin
İşbirlikçi rüzgârlar var ya
Saçlarının dedikodusunu yapıp yapıp
Kapanan bir yarayı yeniden deşer gibi
Nasıl sağlam atıyorsan
Artık adımlarını
Düşmüyorsun aklıma öyle
Kolay kolay eskisi gibi
Ve kadrolu hasretlerini
Acımasız bir iş veren misali
Deniz tutmuş bir pusulayım şimdilerde
Yolunu kaybeden gemileri aldatır
Yön soran herkese
istemsiz bir şekilde
senin istikametini
tarif ederim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!