'Yanarım, tutuşurum, tüterim,,,
Kendi ateşimi kendim söndürürüm..
En kötü ihtimal, yanarak ölürüm...
Ürkek bir ceylan misali...
Nazlı nazlı nasıl da baktın
Sözlerin işveli,
Bakışların cilveli,
Şeytanı bile kandırırsın,
Riyakarsın işte!
Herkes öğrensin.
Biliyor musun,
Seni seviyorum,
Bir gün düşünmesem,
Hasretinden tutuşuyor,
Yanıyorum…
Bırak beni bana,
DOSTLUK VE ARKADAŞLIK
Eskiden savaş yapılırken askerler gelebilecek herhangi bir saldırıyı kontrol edebilmek amacıyla sırtlarını bir ağaca, kayaya veya taşa vererek ok atarlarmış. Bu nedenle de sırta dayanan taşın ismi ARKA-TAŞ’dan ARKADAŞ şeklinde dilimize yerleşmiş ve bugün bile, güvenebileceğimiz bizi arkadan vurmayacak olan samimiyetine güvendiğimiz kişilere verdiğimiz isim olmuş.
Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlüğü’nde “arkadaş” kelimesinin anlamı şudur: 1-Birbirlerine karşı sevgi ve anlayış gösteren kimselerden her biri, yâren. 2- Bir ortamda birlikte bulunanlardan her biri.
ŞİİR: Muhip Erdener SOYDAN (babam)
Doğum tarihi: 29 Ekim 1943
Ölüm tarihi : 15 Ekim 1986
Mavi gözlerin semanın rengi,
Tebessümü tatlı, bir bahar yeli,
Hoş, zarif, neşeli, mahirdir eli,
Harika ötesi, Çerkez güzeli,
Gönlümün sultanı, canımın içi.
Rüzgâr az önce yine adını fısıldadı,
Karla karışık yağmur gözlerimde ağladı,
Onu düşündüm yine, nefes gibi yakındı,
Benden bile kıskandı geceler yasakladı.
Ateşten bir gömlekti gözleri bana tuzak,
Ulaşılmazdın, düştün...
Gönlüme nerden düştün?
Sevmeyi bilmiyorsun,
Çoktan gözümden düştün
Salınır bir hoş, bakışı güzel
Güller içinde yakışı güzel
Allah’ın lütfu, nakışı güzel
Biricik aşkım, elma şekerim
Endamı tatlı, dudağı ballı
Sana yazdım bu şiiri
Seni sevmişim sevgilim.
Tutuşan bir lav, sönen bir kor olmuşum,
Dumanlarımı göklere savurmuşum.
Acı bana acı ki, acınla avunayım
Sensiz kalan dünyamı, hayalinle sarayım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!