Gülden Çimen Adlı Üyenin Nedir Yazıları - Ant ...

  • çocuk olmak

    11.01.2026 - 17:33

    Çocuk olmak, zamanın henüz kirletmediği bir bilinçtir.
    Korkunun adını bilmeden titreyen bir kalbin ilksel masumiyetidir.
    O, dünyanın henüz ağırlık kazanmadığı bir eşikte,
    hayalin yerçekimine meydan okuduğu tek çağdır.

  • umut

    11.01.2026 - 17:27

    Umut, varoluşun karanlık boşluğuna atılmış bir tohumdur. Toprağı acı, suyu gözyaşıdır ama filizi göğe uzanır.
    Umut, kaderin paslı zincirlerine vurulmuş ince bir çatlak gibidir; kırılmaz belki, fakat ışığı içeri sızdırır.
    Bazen de bir bekleyiştir; zamanın ağır adımlarını sabırla sayan, vazgeçmeyi utandıran sessiz bir direniş.

  • susmak

    11.01.2026 - 17:22

    Susmak, kelimelerin ölümü değil; mânânın derin dehlizlere çekilip sabra gömülmesidir.
    Sessizlik, harflerin değil hakikatin kefenidir; örtmez, aksine çıplaklığı daha yakıcı kılar.

  • hasret

    11.01.2026 - 17:18

    Hasret, ruhun zamana karşı açtığı bir iç davasıdır, gecikmiş anların birikerek içte kurduğu görünmez mahkeme.
    Kavuşmaktan çok, insanın kendi eksilmesine tanık oluşudur.

  • gitmek

    11.01.2026 - 17:14

    İnsan giderken aslında bir yerden değil, bir ihtimalden vazgeçer; kalpte kapanan kapı, evrende açılan bir boşluk olur.
    Ve gidiş, en çok kalanın içini büyüten bir yokluk mimarisidir.

  • sevgili

    11.01.2026 - 17:11

    Sevgili,
    Zamanın nabzında titreşen bir kırılma anısın; varlığın, suskunluğun bile gölgeye mana giydirdiği kadim bir sızı.
    Sen, unutuluşun eşiğinde parlayan bir arketip, ruhumun en kuytu katmanında mühürlenmiş bir ihtimalsin.
    Ve ben, adını anınca varoluşu yeniden yorumlayan, yokluğunu bile metafizik bir yakınlığa dönüştüren bir yolcuyum..

  • biliyor muydunuz

    10.01.2026 - 18:36

    Bir kaşık bal, bir arının ömrü boyunca üretebildiği balın yaklaşık 1/12’sidir. Yani kahvaltıda sürdüğünüz o tek kaşık için, ondan fazla arı hayatı boyunca durmadan çalışmıştır. Bu yüzden bal, doğadaki en “emeği yoğun” besinlerden biridir.

  • biliyor muydunuz

    10.01.2026 - 18:34

    Kalbinizin attığı sesi kulaklarınız duyamaz; çünkü beyin, kendi çıkardığı iç sesleri filtreler. Eğer bu filtre olmasaydı, kalp atışınızın gürültüsü, kanın damarlarınızda akışı ve hatta gözlerinizin hareketi bile sürekli bir uğultu gibi sizi rahatsız ederdi. Beyin, sizi delirtmemek için kendi bedeninizin sesini susturur.

  • unutmak

    10.01.2026 - 18:28

    Unutmak, hatıranın kalbinden değil, dilinden sürgün edilmesidir.
    Bazı anılar vardır, toprağa gömülür ama kök salıp rüyalarımızdan filiz verir.
    Unutmak bir silgi değil, bir örtüdür; zamanla örter.

  • Aşkta duygu ile mantık ikiz kardeştir.

    08.01.2026 - 19:27

    Aşkta duygu kalbin ateşidir; insanı yürütür, cesaret verir.
    Mantık ise yol haritasıdır; ateşin evi yakmasını engeller.
    Biri olmadan diğeri eksik kalır:
    Sadece duygu › kör cesaret, hızlı yanış
    Sadece mantık › güvenli ama ruhsuz bir bekleyiş
    Gerçek aşk, bu iki ikiz kardeşin aynı sofraya oturabildiği yerde yaşar.
    Kalp ister, akıl korur.
    Kalp sever, akıl sürdürür.

  • ahmet telli

    07.01.2026 - 13:49

    Gidenler nerde kaldılar, özledim gülüşlerini
    Bir kenti güzelleştiren yalnız onlardı sanki
    Onlardı çocuklara ve aşka ölesiye bağlanan
    Kadınları güzelleştiren herhalde onlardı
    "Tükürsem cinayet sayılır" diyordu birisi
    Tükürsek cinayet sayılıyor artık
    Ama nerede kaldılar, özledim gülüşlerini onların.. (Ahmet Telli)

    Bir kuşağın kayboluşuna, umudun, vicdanın, aşkın geri çekilişine, toplumun sertleşmesine yakılmış sessiz ama derin bu ağıt ne çok şey anlatıyor bize..

  • alıntı kitap cümleleri

    07.01.2026 - 13:31

    Düşünce suçu ölümle cezalandırılmaz; düşünce suçu ölümdür.

    George Orwell - 1984

  • babam giderken

    01.01.2026 - 08:48

    Beni terk ettiğin gün hayatımın ortasına
    kocaman bir boşluk bıraktın.
    Yüreğine koymadığın sevgimin hafifliğinde ezilerek
    Omzuma koymadığın elinin ağırlığıyla büyüdüm.
    İçimde sana ayrılmış bir yer vardı, kimse oturmadı.
    Tozlandı.
    Affetmek bana düşmedi,
    Çünkü sen bir hata değil, bilinçli bir vazgeçiştin.
    Bugün ayakta durabiliyorsam, bu senden kalan bir güç değil
    Bu, hiç tutulmamış bir elin bana öğrettiği dengedir.
    Doğmadan yetim bırakılan kelimeler gibi boğazımda kaldın
    Ben seni özlemedim baba,
    Çünkü sen boşluğun kalıcı ikametiydin.

    Bir erkeğin gölgesinde büyümedim,
    Kendi karanlığımı boyuma göre kestim.
    Herkes babasını sırtında taşır,
    Ben sensizliği sırtlandım
    Sessizliği ana dil belledim
    Bu yüzden kamburum sevgi değil, suskunluktur.

    Çocukluğum, kapısı kilitli bir akşam gibi durur hâlâ içimde
    Ne gireni oldu ne çıkanın ardına bakanı.

    Sen gidişi seçtiğin gün, ben hayatta kalmayı öğrendim.
    İçimdeki çocuk hâlâ sana bakacak bir yükseklik arar,
    Ama ben ona merdiven yerine sabrı öğrettim.
    Herkes babasını anlatırken geçmiş zaman kullanır,
    Benim cümlelerim hep şimdiki zamandır.
    Çünkü sen hâlâ yokluğunla sürüyorsun.
    Ve tekrar ediyorum
    Bazı terk edişler affedilmez,
    Çünkü hatadan değil, tercihten doğar.

    ......
    Özlem hanımcım, "Baba" deyince yazılan şiirler vardır sizinki gibi, bir de yazdıkça dinmeyen yokluklar… Ben ikinci yerden konuştum; satırlarınız araladı bu konuşmayı.
    Kimisine, yüreğine özlemler yazacak kadar güzel sevgiler nasip olur, kimisine yokluğun soğuğunda şükürler içmek. Kısmet:)))

  • yeni yıl

    31.12.2025 - 09:17

    Yeni yıl bir kapı değildir; aralandığında umut dökülecek bir eşik hiç olmadı.
    Takvim yaprakları yalnızca eskir, insanın kaderiyle pazarlık yapmaz.
    Gece yarısı sayılan saniyeler, hayatın borcunu silmez; dilekler yazılınca acılar yerinden kalkıp gitmez.
    Yıl değişir, alışkanlıklar yerinde kalır; rakamlar yenilenir, yaralar eski tarihini korur.
    Çünkü yeni olan yıl değil, insanın iradesidir; o değişmedikçe takvim yalnızca aynı hikâyeyi başka bir sayfaya yazar.

  • yeni yıl

    31.12.2025 - 09:05

    Bence hayat yeni yılla değil; affettiğin, vazgeçtiğin, yeniden başladığın anda değişir. Aynı kalmayı seçersen hiçbir şey değişmez.
    Yeni yıl dilek alır ama kader dağıtmaz.
    İnsanlar yılı değiştirerek hayatın değişeceğini sanır; zaman, bu yanılgıya gülerek akar.

  • sigara

    30.12.2025 - 23:18

    İnsanların kendilerine bunu neden yaptığını sorgulamama sebep olan şey, sigara.
    Kapalı alanlarda sigara içilmesine izin verilmesinden son derece rahatsızım. Evet, size iyi geliyor olabilir, seviyor da olabilirsiniz; ama beni zehirlemeye hakkınız yok. Yıl olmuş 2025, hâlâ bunu tartışıyor olmam çok sıkıcı bir durum..

  • yalnızlık

    30.12.2025 - 19:05

    Yalnızlık, insanın kendine bile sesini alçaltarak konuştuğu bir iç sürgündür.
    Kalabalıklar sadece haritadır; asıl ıssızlık, kalbin işaretlenmeyen yerinde başlar.
    Aynı zamanda bir eksiklik değil, fazlalıktır çoğu zaman; söyleyemediklerinin, içine gömdüklerinin, yarım bırakılmış duaların taşmasıdır.

  • gece

    30.12.2025 - 18:52

    Gece, yalnızlık değil; arınmadır.
    Kimseye anlatamadıklarımı sessizliğe bırakırım, o yargılamaz.
    Gündüz konuşarak yorulan ruh, o anlarda susarak dinlenir.
    Gece, kaçış değil; kendine varıştır.
    Kuytu bir köşede oturur, hayatın gürültüsünden geriye kalan beni dinlerim.

  • ayrılık

    30.12.2025 - 18:12

    Ayrı yazılıyor adlarımız artık tanıdık seslerde,
    Sensizlik içimde bir suç gibi duruyor.
    Kalbimden geçen her yol kapalı; tabelalarında sen yazıyor ama varış yok.
    İçimdeki toprağı tuzladım, umut yeşermesin diye.
    Bu beden ayakta ama ruhu çömelmiş; gecelerden af diliyor.
    Işık yüzüme bakmıyor, aynalar beni tanımıyor.
    Bir zamanlar adınla açılan pencereler şimdi duvar kesildi.
    Acımı saklamadım; ona yer yaptım, baş köşeye oturttum.
    Yürüdüğüm her mesafede eksiliyorum.
    Sessizliğim gürültüden ağır; taş gibi çökmüş içime.
    Akşam, günün alnına kara bir mühür basıyor.
    Ne geçmiş beni istiyor ne gelecek; ikisinin de fazlalığıyım. G.Ç.

  • sonsuz renkler ülkesi

    29.12.2025 - 23:07

    Sonsuz Renkler Ülkesi’ne gitmek, bir yer değiştirmek değildir; bir hâl değiştirmektir.
    Oraya adım atmak için yol bilmek yetmez, bakmayı öğrenmek gerekir.
    Çünkü o ülkede renkler gözle değil, gönülle görülür.
    Acele edenlerin fark edemediği tonlar, bekleyenlerin sabrında yavaş yavaş belirir.
    Renkler çoğaldıkça insan sadeleşir.
    Fazlalıklar yolda dökülür, yükler hafifler.
    Her bırakış yeni bir renktir aslında; her vazgeçiş, daha derin bir anlamın kapısını aralar.
    Bu yüzden o ülkeye herkes gidemez.
    En parlak tonlar bile sessizdir orada.
    Sevinç bağırmaz, huzur kendini ispatlamaz.
    İnsan, aradığını bulduğu için değil; aramaktan yorulduğu için dinlenir orada.

  • Birine Seslenin

    29.12.2025 - 19:12

    Sana seslenmiyorum artık, kendime konuşuyorum.
    Unutamamak bir zaaf değil, yarım kalmışlığın hatırası.
    Her şey yaşandığı kadar değerliydi
    fazlası hayal, azı inkâr olurdu.
    Sen hayatımdan çıktın, benden geçmedin.
    Bazı insanlar kalmak için değil, iz bırakmak için gelirmiş.
    Ben seni unutmadım; sevgini doğru yere koydum.

  • Ruh Hâlim?

    28.12.2025 - 12:36

    İçimde susarak güçlenen bir yorgunluk,
    konuşursa dağılacak bir sabır var.
    Neşeyi aceleyle tüketmiyorum,
    hüznü de inkâr etmiyorum.
    Hayatla aramda ince bir mesafe bıraktım;
    ne çok yakınım kırılacak kadar,
    ne çok uzağım vazgeçecek kadar.
    Bugün ruh hâlim; kabullenişle direniş arasında, sessiz ama uyanık.

  • şu an ne dinliyorum

    27.12.2025 - 22:19

    ?si=6Nznskpy1VjSxJRW

  • insan

    26.12.2025 - 23:31

    İnsanlar en çok, kendilerinde bastırdıkları özelliklerden rahatsız olur.
    Tahammülsüzlük çoğu zaman aynadır.

Toplam 105 mesaj bulundu