Ben öğrendim…
Her şey geçiyor.
Gece geçiyor mesela,
sabaha en küskün karanlık bile dayanamaz.
Aşk da geçiyor.
Bittiğinde,
ilk zamanlar ciğere saplı bıçak gibi duran o acı
usul usul kabuk bağlıyor.
İnsan ölmüyor kederden.
Sanıyor ki ölür…
ama kalkıyor yine, saçını topluyor,
çayı koyuyor,
hayata karışıyor.
Bir şekilde atlatıyor insan her şeyi.
Ayrılığı da, özlemi de,
yastığa gömülüp sessizce ağladığı geceleri de.
Ama…
unutamıyor.
Çünkü kalp,
bir kere kesildi mi
iz bırakıyor.
Biz kesiliyoruz önce,
paramparça.
Sonra biri geliyor bazen,
iki güzel sıcacık söz bırakıyor avuçlarımıza,
ve sanıyorsun ki sönmüş olan
yeniden tutuşuyor.
Bir kıvılcım…
Sonra ateş.
Sonra alev.
Kalp böyledir;
yanmaktan vazgeçmiyor.
Ama düşlerimi...
hayatı sıka sıka sabrettiğimiz o düşlerimiz...
hiçbir şeyi unutmuyor.
Ne geçmişteki aşkı.
Ne tenimize işleyen yarayı.
Ne "gitme" deyip de tutamadıklarımızı.
Bazı acılar geçiyor
ama içimizden çıkmıyor.
İnsan unutamıyor.
Sadece yaşamayı öğreniyor onunla.
Ben de öyle yaptım.
Anıları gömdüm sanırken
bir şarkıda buldum onları,
bir kokuda,
eski bir cümlede.
Demek unutmak değilmiş mesele,
taşımasını öğrenmekmiş.
Çünkü hayat durmuyor.
Kalbin kırık olsa da sabah oluyor.
Gözlerin dolu olsa da mevsim değişiyor.
Ve insan…
eksikleriyle devam ediyor.
Aşk biter.
Acı diner.
Yara kabuk bağlar.
Ama hatıra,
kalbin en kuytu yerinde
usulca yaşamaya devam eder.
Ben bunu öğrendim...
Her şey geçiyor…
ama bazı şeyler içimizden hiç gitmiyor.
Yine de yürüyoruz.
Yine seviyoruz.
Yine yanıyoruz.
Çünkü insan
unutamasa da
hayata devam ediyor...
Arzu Uschi
Kayıt Tarihi : 24.04.2026 23:18:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!