Bir akşamüstüydü...
yağmur camlara yavaşça vururken...
adam eski bir ceketin cebinden...
kadının yıllar önce...
Bir kağıt üzerinde bıraktığı bir Not buldu ...
"Seni seviyorum Adam ama senden gidiyorum"
Solmuştu yazılar...
Ama bazı şeyler mürekkep gibi değildi...
zaman geçince silinmiyordu...
O zaman anladı...
Bir insanı kaybetmenin sesi yoktu belki...
ama yokluğu...
evin içindeki bütün saatleri susturuyordu...
Kadın giderken bağırmamıştı....
Kapıları çarpmamış...
beddua etmemişti....
Tek bir Not bırakmıştı...
Sonradan... Sonradan...
Sadece bakmıştı adama uzun uzun....
İnsan en ağır vedayı...
sessiz gözlerden öğreniyormuş meğer..
Adam o gün bunu anlamadı...
Gençti...
Çok toydu..
Sevilmenin sonsuz olduğuna inanacak kadar kibirli...
bir kalbin yorulabileceğini düşünemeyecek kadar kördü...
Kadın onu severken...
adam hep eksik yerlere baktı....
Başka yüzlerde heyecan aradı...
başka gülüşlerde kaçış...
Oysa ev dediği şey
kadının sesiydi....
Kadın gidince öğrendi bunu...
Sonra yıllar geçti...
Adam başka kadınların ellerini tuttu....
Başka şehirlerde sabahladı..
Başka tenlerde unutmaya çalıştı geçmişi...
Ama her kahkahada...
onun yarım kalan gülüşünü duydu...
Bir kadın saçını toplarken...
onu hatırladı...
Bir başkası çayı fazla demlediğinde…
Bir başkası uykusunda omzuna döndüğünde…
Hep aynı yara açıldı içinde...
Çünkü insan...
gerçek aşkı kaybedince...
kimseyi tam sevemiyormuş...
Adam geceleri gizlice ağladı sonra...
Koskoca adam...
karanlık odalarda dizlerini karnına çekip...
adını fısıldadı kadının...
Haykırdı ve ağladı...
“Ben seni harcadım…” dedi.
"Ben neden değerini bilemedim..."
“Bana yuva olan kalbi kırdım.”
“Sen beni severken ! Ben başka heyecanlarin peşine düştüm.”
“Şimdi bütün yollar sana çıkıyor ama sen hiçbirinde yoksun…”
Yoksun ....
Adam Aynaya baktığında...
en çok kendi yüzünden utandı...
Çünkü insan bazen...
ihaneti başkasına değil...
kendine ediyormuş...
Bir gece eski mesajlarını okurken....
kadının son cümlesinde durdu gözleri...
“Bir gün beni çok seveceksin…
Ama ben o gün yanında olmayacağım.”
Adam saatlerce ağladı...
Öyle sessiz değil...
içi parçalanarak...
nefesi kırılarak...
elleri titreyerek...
Çünkü bazı pişmanlıklar...
geç kalmış bir “özür” değildir sadece....
Bir ömrün cezasıdır....
Ve adam artık biliyordu...
İnsan bazen hayatındaki en doğru insanı...
ona en yanlış zamanda sahip olduğu için kaybediyordu...
Kayıt Tarihi : 14.05.2026 21:14:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!