Yanmak var Mecnun'un çöl emeğinde
Kendimi narına atmak isterim
Hayrına teberru hâl peteğinde
Var ise balından tatmak isterim
Muhabbetin sızmış ise etrafa
Hazan mevsimi denmiş hüzünlerin adına
Peşi sıra yağan kar, soldurmuş sarısını
Gelse de yeni bahar, kışların inadına
Ne çare ki tüketir, ömrünün yarısını
Eksiltirken günleri takvimden düşen yaprak
Gözlerimden damla damla dökülen
Gözyaşımla sırılsıklam ıslandım
Gönül duvarına astım resmini
Her bakışta seyrettikçe yıprandım
Dillerde saklanmış hasret narası
Manadan nasipsiz lafügüzafın
Tartısı gönülde ederi kadar
Varlığın bilinmez kadri kıymeti
Yokluğun bedeli gideri kadar
Kırık dökük sözün olmaz meramı
Senin için yazdım şiirlerimi
Kimi beste oldu kimisi destan
Farkında değilsin o malum bence
Neylersin ki bazen görmüyor insan
Mısra mısra işlemiştim sevdamı
Mecnunlar tanıdım Leyla delisi
Abdallar bilirim Hakk'ın velisi
Her biri fedakâr gönül elçisi
O malûm ahvalden eser kalmadı
Gözyaşım gizlidir malûm hasrette
Hükmü yok nasihatın sözde etki kalmamış
Tahttan düşmüş hükümdar özde yetki kalmamış
Nefis ferman yetkili benlik davası hakim
Alt üst olmuş rütbeler makam mevki kalmamış
Bir hüsne meyleyledi bir an-ı seyyalede
Elde değil azizim gönül gönüle düştü
Mahcubum arz edemem hal-i perişanımı
Başka da çaresi yok iş yine dile düştü
Kadehin bağrında dinlendi bade
Varıp da deminden tatmak isterim
Sermest olmuş gönül bil ki ey canan
İzninle sinende yatmak isterim
Hicranın külüne şahittir niran
Her gonca bir güle dönünce bil ki
Vuslata beş kalan zaman demektir
Dalında kuruyan yaprağın hali
Bülbül lisanında aman demektir
Hükmü kalmaz bağda dikenli dalın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!