Yaş iken ağaçları eğemedik be osman
Kuruyan dalları yel aldı gitti
Kimi odun oldu yandı ocakta
Kalan enkazını kül aldı gitti
Büyük küçük bilemedik be osman
Saklanmışız bir yerlerde hepimiz
Bad-ı saba eser yelde gizlenir
Yunus vari derunidir sevgimiz
Yağmur ağlar sitem selde gizlenir
Nefes yetmez dilim susar çaresiz
Ederi kadarmış mülkün darası
Vücut libasının varlık cebi yok
Gelişin gidişle açık arası
Menzile varmakmış gerçek yolculuk
Kırgınlığın malûm yerden yarası
Göçebe ruhlarda bitmeyen telaş
Fani bedenlerin doymayan yüzü
Boşuna bir çaba boşuna uğraş
Malûm hevaların kısır döngüsü
Gelişte suskunluk gidişte isyan
Gönül gözüm seyre daldı
Masivada narı gördü
Ehl-i hakkın divanında
Var içinde varı gördü
Necat nedamet babında
Gönül hanesini eyleme ihmal
Mekanın muhabbet erleri vardır
Fakr ile tevekkül zühd makamında
Sırlar aleminde yerleri vardır
Hiçlik dünyasında yokluk hesabı
Nazar eyle bakışın zülfü yâre dolansın
İflah olmaz bu gönül gayrı zâre dolansın
Nağmelerden bir demet hasreyle gülistana
Haber sal andelibe gelsin seyre dolansın
Mazinden arda kalan sararmış yaprağında
Hatıranı kararmış silinmiş göreceksin
Hayali bir masalın heyula dağlarında
Varmışı yokmuşlardan alınmış göreceksin
Gülzara darılmış bülbül ü şeyda
Gül-i bağ-ı emel divane kalmış
Şairan gülşene varmış seyrana
Bahçevan nihale bigane kalmış
Hicab etmiş bülbül hali arzında
Her dem bahar olsa gönül mevsimi
Gonca güle döner bülbül şad olur
Aşık dile gelir söyletir sazı
Gülşende canana seranat olur




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!