Eksilir sanmayın, ağız tadımız
En acı günümüz, baldan ziyade
Dost bildiğimizden, tek muradımız
Bigane kalmasın, elden ziyade
Baharın renkleri, tuvalde resim
Ne Kerem'den haber ne de Aslı'dan
Mecnunlar Leyladan habersiz kalmış
Ferhat kazma elde yüce dağlarda
Şirini talihsiz bir ölüm almış
Gezmekle biter mi yaban elleri
Beste makama küskün
Nağme küskün bütün gün
Düzen bozuk saz üzgün
Tel kendinden habersiz
Bülbül gülşen bağında
Şarkılar türküler gamlı nağmeler
Dertli gönüllere dil olur gider
Hasretin vurgunu veda vaktinde
Dalgın bakışlara yol olur gider
Kimi har olur da yanar bağrında
Kalbimdeki Hu nefesi
Varlığımın sermayesi
Her gönül bir gül bahçesi
Tutunacak dalın var mı
İflas eden kârı bekler
Tuvaller kırmızı manzara siyah
Fırça sürgünleri palete mahkum
Ruhumun resmini çizene inat
Kefelerde azım kantarda yokum
Nereden nereye bu meçhul sefer
Denizlere küstü martılar
Oysaki balık çoktu
Çöplüklerin atıklarına razı oldular
Ürkütüldüler
Bir kahve içimlik varsa zamanın
Buyur gel kırk yılla hatır diyelim
Hayat bu geçecek bitecek ömür
Kalan vaktimize azdır diyelim
Varmışlar yokmuşlar kalsın kenarda
Bazen baş kaldırış bazen bir çığlık
Bazen bir yüreğin dilidir şiir
Hasret vurgunuyla divane düşmüş
Mecalsiz bülbülün gülüdür şiir
Türkü olur dilde söylenir her dem
Leylalar yangını çöllerde alev
Mecnun olunmuyor külden habersiz
Gülşende sessizlik halde sükûnet
Şakımaz bülbüller gülden habersiz
Muhabbet bilirdik aşk oldu adı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!