Ahlarımın yankısı var odamda
Pişmanlıklar eyvahlara dolaşık
İrade firari gönüle inat
Ardı sıra bakakalan bir aşık
Kapanmıyor gözler dalıp uykuya
Hakkı ara hakkı gözet
Vicdanlara dil olasın
İhmal etme gülistanı
Bülbüllere gül olasın
Ayrılma hiç adaletten
Yok olan mirasın kırıntıları
Dünden güne kalan tesellim olsun
Mazimin virane yıkıntıları
Varsın bu da benim nefesim olsun
Meçhulde aradık eli boş döndük
Gönlündeki ateş dönüşsün küle
Savur yele karşı toz olsun varsın
Veda etsin bülbül goncaya güle
Gülistan baharı güz olsun varsın
Yokluk masalları hayal dünyası
Sahaf tezgâhında eski bir kitap
Öksüz Kalışların Ön Hikâyesi
Günübirlik hayat zoraki duruş
Nefes alışların son hikâyesi
Yılların bağrında yıkık bir duvar
Bir yarim olsa da elinden tutsam
Dağ bayır demeden gezsem onunla
Dertleri kederi gamı unutsam
Yoktan bir hikaye yazsam onunla
Yollar takılmadan ayaklarıma
Yine bugün hayalinleyim
Hava soğuk yağmur ve rüzgar
Sanma yalnız olduğumu
Her üşümemde yokluğun var
Ay saklanmış bulutların ardına
Doğmasını beklemekte güneşin
Aşıklara sordum Mecnun halini
O yangın sonrası küldür dediler
Kendisiyle yalnız kendi başına
Mekanı virane çöldür dediler
Şairlere sordum Mecnun halini
ama bugün ama yarın
atacak yükünü üzerinden dünya
şiirler bitmeden
tuvaller sergilenmeden
çılgın çocuklarına şehrin
duvar diplerinin ürkek bakışlı yetimlerine
Üslub-u beyanına ayniyle insan derler
Hakim ol ki lafzına sözde dil utanmasın
Nabzını tut nazımın besteyi yardan iste
Nağmehan olasın ki sazda tel utanmasın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!