Bir yarim olsa da elinden tutsam
Dağ bayır demeden gezsem onunla
Dertleri kederi gamı unutsam
Yoktan bir hikaye yazsam onunla
Yollar takılmadan ayaklarıma
Yine bugün hayalinleyim
Hava soğuk yağmur ve rüzgar
Sanma yalnız olduğumu
Her üşümemde yokluğun var
Ay saklanmış bulutların ardına
Doğmasını beklemekte güneşin
Aşıklara sordum Mecnun halini
O yangın sonrası küldür dediler
Kendisiyle yalnız kendi başına
Mekanı virane çöldür dediler
Şairlere sordum Mecnun halini
ama bugün ama yarın
atacak yükünü üzerinden dünya
şiirler bitmeden
tuvaller sergilenmeden
çılgın çocuklarına şehrin
duvar diplerinin ürkek bakışlı yetimlerine
Üslub-u beyanına ayniyle insan derler
Hakim ol ki lafzına sözde dil utanmasın
Nabzını tut nazımın besteyi yardan iste
Nağmehan olasın ki sazda tel utanmasın
Gelip geçen şu yılların
Çoğu gitti azı kaldı
Fani olan ömrümüzün
Yazı gitti güzü kaldı
Bazen tatlı bazen acı
Vazgeçelim ben demekten
Hep beraber biz diyelim
Sen yerine lütfedip de
Saygı duyup siz diyelim
Yaşamanın hazı bunda
Gözyaşları aynı renkte olsa da
Her damlanın başka olur öyküsü
Demlenir gecenin loş ışığında
Teselliye medar bir köy türküsü
Duyulmayan sesler derin ve içten
Demir parmaklığın paslı kilidi
Müebbete mahkûm kör zindanında
Dönüşü olmayan çıkmaz sokağın
İsmi konulmamış son girdabında
İnsafsız vurgunlar darbesi beter
Böyle gitmez biliyorum bu hayat
Gel otur yanıma sır paylaşalım
Şöyle bir maziye biraz seyahat
Kaybolan yılları sor paylaşalım
Kalan ömür geçen yıldan habersiz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!