Menzile varacak seferde kervan
Maksudu yar olan yollar rüveyda
Kader-i İlahi değişmez devran
Ahvalin arzında diller rüveyda
Bakidir kubbede hoş olan sada
Arka duvar siyah taşla örülü
Önünde diz çöken kara bahtlılar
Yarı açık sohbet yarı örtülü
Dar mekana inat volta attılar
Demli çay teselli efkar sonrası
Sabahçı kahvesi karşıda deniz
Taze demli çayın yudumu huzur
Eski bir radyodan hüzzam şarkılar
Demir almış gemilerin tamamı
Deniz sakin, dalga durgun dil sessiz
Yazılmamış sevdamızın dramı
Mekan sessiz sahil sessiz yel sessiz
Yakamozun gölge düşmüş şavkına
Güfte benden olsun bestesi senden
Şiirler okunsun birkaç şarkıyla
Makamı hicazdan fasıl kemandan
Sevdamız demlensin şair farkıyla
Kaldırması çok zor çekilmez bir yük
Bazen bir beyitle arz edilir hal
Bazen kıtalara sığmaz meramın
Bitkin düşer kalem tükenir mecal
Bir mısra öteye kalmaz dermanın
Şairin ahvali bilinmez sırrı
Tutuştu ateşim can hanesinde
İstemem bilinsin duymasın ağyar
Haberi olur mu bu yangınımdan
Külümün seyrine gelir mi o yâr
Adı sürgün ise sıladan mahrum
Yusuf isen sal nefsini kuyuya
Kenan Diyarı'nda geda desinler
Duyur Davut gibi aleme sesin
Bu kubbede baki, seda desinler
Anlatmak istedim kendimi sana
Nasıl etsem bilemedim Samira
Varıp da yüzüne bakmak bir yana
Hitabımı bulamadım Samira
Cesaret lazımmış bende yok ondan
Mesafemiz gurbet sıla arası
Uzadıkça yollar uzuyur sanki
İflah olmaz imiş gönül yarası
Sızladıkça yürek sızlıyor sanki
Bilmez mi ki aşık hasreti gamı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!