bazen gözlerim senin olmadığın duvarlara dalıp giderdi...
senden hatıra bir ses duymak için gezerdim ayak izlerinin hala halının üzerinde olduğu odaları...
her kapının kolunda parmaklarının sıcaklığını arardı ellerim...
ellerim arardı...
belkide nafile olsada bıraktığın evde senden küçük bir mucize beklerdi buruk yüreğim...
bekleyen yüreğim..
senin küçükken oynadığın pelüş bebegın vardı
bırde
seramık bebeklerı cok severdın
her gecısımızde
hamıt amcanın dukkanının yanından sen bebeklere bakakalırdın
bende sana caktırmadan camdan yansıyan yüzünü ızlerdım
çok erken geldi
küçük yüreğime bu veda
henüz yeni gelmişti gözlerime gülüşün
Çirkin bir kurbağa
Tanımadığı bir prensesin gülüşleriyle
prens oldu....
Prensesin dudaklarından dökülen her kelimeyle transformasyona uğruyordu kurbağa.
Çirkinlikleriyle doluydu insanoğlunun
ve
Deniz
sen gibi kokuyor
ve
senin gibi yaşanılıyor uçsuz bucaksız,
bazen sakin..
bazen dalgalı..
Denizin Öfkesi
Denizin ortasına bırakacağım seni…
Önce güneş, sonra susuzluk kavuracak bedenini…
Deniz reddedecek vücudunu…
Kavrulacakken sen tam orada…
bazen boşver dünyayı,insanları...
tut kolundan o nu
hadi keşfe dalın evreni diyor ruhum
sonra bedenim
hopp bi dakika kiminle bu yolculuk diyor
öylece kalakalıyor zaman
Hayat, ne eklersek ekleyelim
toplamı hep eksik çıkan bir hesap.
Yanına kimi yazsak, hangi kalabalığı çoğaltsak;
o “bir” yerinde duruyor.
“Bir eksik, bir fazla…” diyenler bilmez—
senin yokluğunda yaşamın,
umarsızca bırakıp gittiğin
ellerim,
yalnız kaldı o isimsiz sokağın ortasında
bir hayal uzaklaşırken...
U.B
O eski beni özlüyorum...
Şiire sanata düşkün beni,
Gülümseyişleri bol, sohbeti,neşesi bol beni,
O eski beni özlüyorum...
Esprili, maceracı, keşfetmeyi seven beni...
Eskiden daha romantik bir adam vardı aynada




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!