Madem yokluğum acı vermiyor sana,
Madem ki yokluğumda hissediyorsun ancak sevgimi;
Öyleyse sen,
YOKLUĞUMLA KAL SEVGİLİ..
Ne zaman,
Rüzgâr eski taş duvarlara dokunsa,
Şehir,
Senden kalan sessizliği taşıyor omuzlarında..
Ve dar sokaklarda dolaşır birazdan,
Sensiz uyumak mı zor?
Yoksa
Sabah uyandığında yanında bulamamak mı?
Yada
Bunu sana sensizliğimde anlatmak mı?
Şimdi sen gittin ya
şehir biraz daha şehir oldu
yani kalabalık, yani uğultulu,
yani bana değmeyen bir sürü insan.
Bir bardak çay koydum kendime
Yürekler üşür,
Günlerin hasretine kuytular iner,
Takvim yaprakları gibi dökülür insan.
Ümitler söner bir yangının ardından,
Külleri dolar avucuna eski bir aşkın.
Çay bardaklarında soğuyan zaman,
Eski saatlerin yorgun tik takları,
Rüzgârın savurduğu gazete parçaları...
Hepsi birbirine benziyor artık.
Hepsi,
Gözlerinin mavisi denizi kıskandırırdı,
Tenin buğday başaklarını...
Ve ben,
Seni her özlediğimde,
Her gece bir yıldız ölür,
Bir martı çığlık atardı Zeytinburnu sahilinde.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!