Sen hiç yağan yağmura gözyaşını karıştırıp
Gökyüzüne ve suyun bilinmeyen yanına
Tek bir isim yazmayı
Ve yazın sıcağına
Kışın soğuğuna
Ve de bir bahar tomurcuğuna
Seni beklemek,
Kurumuş bir ağacın,
Bahara inanmayı bırakmaması gibi...
Bir fincan çayın buharında,
Eski bir şarkının kırık notasına tutunurken,
İçinde ne olduğu önemli değil,
Seninle aynı tabağı kaşıklamak var ya;
Dünya ya bedel..
Tatlı olur,
Tuzlu olur,
Gam olur,
Seni sevmek,
sevmelerin en güzeli.
yalnızca bir çift gözü aramak;
bulunca da
bütün dünyayı unutmak.
sana sensizliği anlatmak
ne kadar aptalca, değil mi?
çünkü sen;
hiçbir zaman sensiz kalmadın...
Sensizlik bir çığ gibi düşer gecelerime,
Uyurken sen,bilmediğim bir menzilde.
Gece ayaza vurur adamı,
Saatler sensizliğe..
Ve gözlerime çöken karanlık,
Resmini buldum dün,
Eski bir defterin arasında.
Merak ediyorum,
Hala duruyor mu yüzünde,
O güzel tebessüm..
Bir orman sensizlik,
Her ağacın, her dalında,
Binlerce umutsuzluk yaprağı..
Ve ortasında ben,
Sana hasret,
Sevda Sokağı'nı bilir misiniz?
Yolunuz hiç düşmedi mi oraya,
Hiç geçmediniz mi
Sevda sokağından bir akşamüstü..
Günlerin anlamı bir başkadır orada
Sevgi sözcükleri ölmedi,
Duruyorlar hala öylece söylendiği mekanlarda.
Ve söylenmediler bir daha,
Gittin gideli..
Yalnızca birkaç fısıltı çaldım onlardan,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!