Yıkılma öyle geceye.
Sanma ki saklanırsın;
Sen o pırıl pırl gözlerinle;
Saklanamazsın geceye.
Rimeller içinde,
Tutsak mı gözlerin.?
Yıkıyor yel;
Bizi ayıran sınırları.
Ufuktan güneş;
Gülümsüyor yele.
Uçuyor yel,
Yel süzülüp güneşten;
Yıldızlar
Gecenin çarmıhında
Yalnızlıklarına ağlarlar.
Karanlığa meydan okurlar
Işıktan gözyaşlarıyla.
Sonbahar
Yapraklar dökülüyor
Ömrümün
Bu yeni sayfasında
Düşen ilk yapraklar
Ağır aksak,değirmi
Şimdi uzun bir yol sessizliğidir
Kemiren düşlerini....
Uzun bir yaşamın içinde
Bir parça kuru ekmeği kemiren
Büyümemiş bir çocuktur o...
Yollara aşık
Yaşamak
Bir deli ugraştı.
Sürekli eksilmek
Küçülmekti.
Sonlu sayıları sayan
Sonsuzunu
Çay deme eriyor;
Baharın izi gibi.
Elle silinen bir zaman;
Sözde akıyor.
Ve demli bir çay;
Buğusunda eriyor;
Uyandım
Gökte bulut
Zihnimde kara...
Aylardan haziran
Tatlı bir tebessüm gibiyken
Duvarlarinda yosun var gonlumun
Kuzey yamaclari gibi
Bir uzun sedir agacinin...
Ve soluyorum kokusunu yosunun
Sanki icindeyim
Bir koca okyanusun
Ah ağaçlarından biri olabilseydim,
Kar yağan teninde;
Ağaran bir dalın olabilseydim.
Hiç alçalmadan;
Yücelerden sevebilseydim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!