Her yer sis;
Göremiyorsun önünü.
Yavaş yavaş;
Acı sızıyor içine.
Ve içinde büyüyen boşluk;
Anlamsız.
Zamanı hırçınlaştıran ne?
İnsan insan savuran
Emek emek sömüren
Sevgi sevgi çürüyen ne?
Bir sebebi var elbet.
Her savruluşun.
Hunhar hırpani hırçın ol,
Yarala yık devir.
Öyle savurki kalkamasın.
Seni arkandan yaralamasın.
Öyle sıkı olsunki çalıların,
Duserken icine o kirik dallar
Yirtilir yuregin yeniden kanar kanar
Icine yayilan bu zehir
Seni islah etmez
Hircinsindir herseye
Yirtilan bu duzenin kitabinda sana dusen
Hüzünde eriyen neydi?
Mevsimlerin erişemediği,
Zamanın değiştiremediği.
Büyük aşkların kaşifi;
Kimdi?
Kaybolan bir güneşti;
Havalar soğudu
Yapraklar düşerken
Doyamadan
Dalların sarısına
Rüzgarlar sardı
Dört bir yanımizı
Şarap;
Bir emanettir
Geçmişten.
Kutsallığını
Kırmızısında sırtlayandır
Şarap.
Dostum nasılsın?
Yollar bölündü
Şimdi Ahmet Kayayı dinliyorum
Aklımda sen
Gülen gözlerin
Sigara arayan ellerin...
Bir bilsen;
Kaç yol geçtim,
Ulaşmak için adına.
Göğün karanlık dehlizlerinde;
Kaç umut tükettim.
Şimdi sarıl bana.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!