Hergun ayni kapiya cikardi
Her kapinin ardinda aynilik bekler
Ve aynilikla
Hep ayni seyler konusulurdu...
Bir gundu aslinda
Hepsi hepsi omrumuzun butunu
Son kez bak dünyaya,
Gidişin ne kadar acı.
Son kez bak dünyaya,
Ağaçlar, kuşlar nasıl üzgün.
Gidişine dayanamayıp,
Gökyüzünden çekilmiş güneş.
Zaman doldu;
Gecenin içine,
Dopdolu bir ay doğdu.
Sen yoktun gene,
Ve ay soğuktu.
Zaman doldu;
Yarim yamalak bir aşk
Sıkıştırlmış bir yuz sene
Ucu ucuna eklenmis
Ömur sayfalari
Yirtik bir yurek
Taze bir tutun kokusu
Düşünmek
Neleri değiştirmez ki.
Şimdi gecenin bir yarısı.
Martı sesleri arasın da
Sabahı beklemekteyim.
Dışarıda serin bir yaz.
Sustu
Göllerin gölgeleri gözeler
Kabarcıkları küstü bize
Yalnızçam dağlarının
Ağaçsız tepelerinden geldik
Kafkasyanın rüzgarlarıyla
Gidişin,
Kurusunda günün,
Yoruluşudur.
Karanlığa çöküp,
Kurşun kurşun göğe,
Yıldızların oturuşudur.
Karayollarında işçiydi.
kapkara asfalta aşıktı.
Yaşamını
Ellerindeki nasıra işlemişti.
Gözü karaydı,
Kararan vücudu gibi.
Cengeldeki dil
Bosuna mi cirpinir dersiniz
Kasabin elinden kurtulamayacaksada
Bir tini cikartamadan susarmi dersiniz...
Bu gun meze niyetine yediginiz
Kışımda baharımda
Çayım...
Elimin altındaki
En şefkatli sıcak çayım...
En yumuşak teninde
En kahverengi demin buharı...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!