Son ülkede yıkılınca,
Son sınırdan,
Son insanda geçince,
Sınırsızların yanında,
Umudun adına,
Güneşe taşınacaklar.
Bir sabahın serinliğindeyim
Dalgaların şafağında eğilmiş gün
Tan yerinde kızılca bir kavga
Mavinin içinde yemyeşil bir bahar
Irkların içinde saf bir öz
İnsanlık ve sonsuz hoşgörü.
Ezilen yapraklara benzer
Her sonbaharda hüznümüz
Bir rüyaydı
Belkide çok uzaktı.
Umudumuza sebep
Aşılması zor uzaklıklardı.
Umutlarım gözlerinde.
Umudun güneşte,
O doğuracak umudumuzu.
Öyle acı ki;
Doğan sadece hasret.
Neden tel örgüler?
Yok mu seninde sonun.
Ağaçların altında geçer mi?
Biter mi sandın ömrüm.
Ölüm ey yar!
Aşkının toprağında yatıyor.
Atmasa da gönlüm.
Yokluğunda gülüm;
Küsüyor toprak.
Yürümüyor filizleri;
Umutların.
Sürmüyor güneş;
Gök tarlada atını.
Yollar hiç bu kadar;
Darmadağın.
Hiç bu kadar dolaşık;
Gelmedi gözüme.
Bir ırmağın düğümü;
Kendi denizinde çözülür.
Sarsiliyordu butun gecmisi
Uzaklasan dost atlilarin titrettigi
Yerin derinliklerinde
Bir dustu icinde
Fokurduyordu
Gencliginin volkanlarindan
Yıldız;
Gecenin çarmıhında,
Ağlar yalnızlığına.
Meydan okuyarak karanlığa;
Güneşi arattırmaz dostlarına.
Tutunamayıp düşerken biri,
Tülün rüzgarda
Amaçsız salınışı
Zamanın hiç bitmeyen
O dairedeki çırpınışı
Soğukta karın amansız
Bembeyaz işgali gibi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!