Bir çizgi çekildi toprağa, sonra iki, sonra üç,
Üç büküm,
Üç düğüm,
Üç kadim çelişki..
Ne başı var bu dolanbacın ne de bir sonu,
İnsan dedikleri, aynı halkanın içine sıkışmış,
Üç çığlık...
Ben,
Sen,
Ve öteki;
Zamanda üç ayrı köşe,
Üç ayrı boyut
Dün,
Bugün
Ve kehanetin o ağır gölgesi yarın...
Ayrı kulvarlarda koşan ama tek bir merkezde kesişen
Üç ayrı hayalet gibi...
Sosyologlar, bürokratlar
Ve aristokratlar haritalar çizer sınır boylarına,
Mülkiyet derler,
Kimlik derler,
Aidiyet derler.
Derler de derler...
Oysa dünyanın o keskin kavisleri anlatır gerçeği:
Hiçbir benlik müstakil değildir,
Bu evrende.
Toplum dediğin,
Tek bir ipin üç ayrı yerden düğümlenmesi...
Biri koparsa,
Bozulur o kutsal döngü,
Biri çökerse,
Yutar çember kendi merkezini...
Felsefenin o tozlu raflarında arama cevabı;
Doğan,
Yaşayan,
Ve ölen aynı nefes.
Toprak,
Su,
Ve gökyüzü aynı kubbenin altında.
Herkes tek başına sanır kendini
Bu kalabalıkta...
Oysa bir kavisin bittiği yer,
Ötekinin başladığı ilk durağıdır..
Bir çember geçer ortalarından,
Zamanı teğet geçen o tek ve kesintisiz bilinç.
Sonsuzluk bir zincir değil,
Aksine
Üç ayrı varoluşun aynı anda attığı tek bir kalp atışıdır.
Kayıt Tarihi : 28.08.2026 12:24:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!